Çığlımı Sula

İmdadıma yetiş Doğunun ortasında kursağımda feryadım İla ahir yıllanmış çığlıklarım Anamın kızlık rüyalarındaki babamın oğluna Kesilsin bedenin fevkalade yaşımın çağına Günahsa affediliriz Yalansa inanırız Çirkinse ateşinle yanarız Ölmelerini de al hevesinle koynuma düşmeler uğruna İnat olsun bu aldanmışlar çağına. Yalnızlığı duvaraRead More

Çok Namuslu Adam

Onu bilenler bilir. çakmak taşımaz, namussuzluğundan değil. yanaşır masalardan birine “çakmağınızı alabilir miyim?” karşı cinse sorduysa bu soruyu “ateş” demez yanlış anlaşılmamak uğruna. çok namuslu biridir hülasa. dört kişilik masalar değildir tercihi. şöyle en fazla iki kişilik bi masaya oturur kiRead More

Hiç

Bu oyun oynanacak bir şey değildi. Aşktı. “Sevgi yetmez.” dedi karşı taraf, “Nasıl yapıyorsunuz?” dedi beri taraf, “Hiç tanımadığınız biriyle nasıl yatıyorsunuz?” Gülümsedi karşı taraf. Derin bir sessizlik oldu. “Şimdi senin o hiç gelmeyen otobüsünü mü bekleyeceğiz?” “İşte geldi!” dedi beriRead More

KAÇMACALAR

Akşam olmadan da batan güneşler vardır. Ne yazık ki parlayan bir gökyüzü beklemez sizi o karanlıkta, ya da yolunuzu aydınlık kılacak nurani bir ışık. Bazen tam olarak nerede hata yaptığınızı bilirsiniz; ancak sırf kendinizle yüzleşmenin kahredici gerçekliğine tahammül edemezsiniz. Öylece birRead More

DÜNYA

dusun

  Neresinden başlasam da üzmesem seni, Öyle belaya düçar ki bu kahpe pazar. Rayından çıkmış her söylemde, Sanki Habil’in bir parça kanı var. Sen sahte diye gülüşlere takılmışsın Oysa daha beteri, Tıpkı ağlamalar gibi yanlışlar. Hangi ara Herc-ü merc olmuş dünya,Read More

Diplomatın Çantası Yazı Dizisi

diplomat cantasi

“Diplomatın Çantası” yazı dizisi, Münferit Vakalar okurları için özel olarak yayında… Açıklama: Bu yazı dizisi, bir diplomatın görevi gereği gezdiği, gördüğü coğrafyalardaki insan hikayelerini toplamayı ve Münferit Vakalar okurları ile buluşturmayı hedeflemektedir. Yazıların hiçbirinde kesinlikle siyasî, ideolojik, resmî yargılara veya ifadelereRead More

Bahara Aldanma

Söylemeliyim bunları sana Dilimi kamaştırmadan Söylemek zorundayım Nasıl da bakıyorsun aydınlığa Yaklaşıp duran bahara Işıklar saçan güneşe Çiçekleriyle şımaran meyveye Aldanma Hangi güneştir bu ki Acılarım rendelenirken batmayı bildi Hangi çiçektir görünen Gözyaşımdan kendine meyveler bitirdi Aldanırsan sana da gelecekler YaşamıRead More

Havadan Sudan

Tırtıl’ın en büyük korkusu bir daha aşık olamamaktır. Siz değerli insanların en büyük fobisi ne? Yükseklik mi? Kapalı kalmak mı, yoksa bomboş bir arazide gece yarısı yapayalnız kalmak mı? Benim fobimi bilirsiniz: Hiç uçamamak. Tırtıl, bir gün aşık olursam uçmaya benzerRead More

Sümüklü Böcek

-Neden anneme benzer tüm çizdiğim kadınlar? -Sen ananı sümüğünle mi resmediyorsun? -Ne yapayım? Bu da benim mürekkebim. -İyiymiş. Sümüklüsün diye mi terk etti annen seni? -Sen artık uçsana! Hayallerini gerçekleştiremeyen herkes gibi etrafındakilere sarıyorsun. -Sümüklü bö-cek! Duvarda gezecek! -O da neRead More

Sedem

Saçlarına rüzgarı bulaştırırken gece koynuna düşer Öyle siyahtır karanlığa konuşlanan kapkara gözler Ben, sedem-i beşer, hasretlerin habbesi Kasri bir göz hareketinden kalandır sonram Ey gönlümün efendisi Mündemiç dualar organlarıma uyuşturucu basar Savunmasız konulanı bir çift göz ve mahir bedenlere Katledildi beynimRead More

Mahmutpaşa

Abla! Çeyiz, gelinlik, nişanlık…Gel abla gel! İstanbul yahu burası. İstanbul. Abla gelinlik? İstemiyorum dedim ya! Ablanız da batsın, kat kat dantelalarınız, kırık beyaz sateniniz, straples bilmemneniz de. İstemez! Tüm çeyizleri bir evlilik teklifinin önüne serin, sonra oturup hep birlikte mutlu sonuRead More

Kanlı Şiir

İliklerimde kuvvetle kaynayan şehvet Ayağa kaldıracak beni çünkü hırs ve cinnet Birleşip bana karşı gelecek şehvettir Derimin yüzeyinde dolanan kavga Yarısı siyah yarısı kara Damarlarımda bir uğultu vardır Bitkiler kast eder bu yüce uğultuya Kanım Kırılgan ama kırıldıkça yayılan bir kandırRead More