Üçüncü Çoğul Şahıs

“Ben artık orta yaşlarına gelmiş bir insanım. Etrafa bakınca gördüklerim eskiden gördüklerime göre çok değişti. Burada ağırlıklı olarak kastettiğim benden gayrısının değişimi değil. Benim -bakınca- gördüklerimin değişmesi -bazen bakmadan da görmeye başladım çünkü- . İnsan yaşı ilerledikçe iyimserliğin gençliğe dair bir durum olduğunu daha da iyi anlıyor. Ve insan yaşlandıkça kendi hislerini ifade ettiğiRead More

İnkılap

Mısır Çarşısı nefesini boğaza doğru soluduğunda baharat kokusuyla mesaisi başlardı İstanbul’un kuyumcu kuyumcu gezerdim tarihin sokaklarında altın kaplama saatleri satmak için günlüğüm tek seferlik iki katına çıkarıldığında kovulduğumu anladım daha şiir yazmaya başlamamıştım. Küreği çok sıkarsan ellerin su toplar yumuşak dokularım ayalarımı sularken öğrendim dişlerimi sıkar gibi sıktıkça küreği, bileklerime yağan yağmur ne kadarRead More

Güvercinlerin ağzına zeytin dalı sokuşturan hiç aç kalmamış olmalı

Hanım balkondaki masama kurutmak için tarhana sermiş. Hani şu ucuz bir lamba ya da abajur almak için gidilip de masa sandalye alınıp durduk yere adamı masrafa sokan büyük dükkan var ya! Ha işte oradan aldığım iki kişilik ahşap mavi masanın üzerine serivermiş tarhanaları. Ben bu masanın ortasına adaşım olan parlak mustafayı taşıdım arabamın bagajında;Read More

Keşmekeş

Hadi, gayret, bu sefer oldu olacak derken, pimi çekilmiş de ben etrafıma şaşkın şaşkın bakarken patlamışçasına dağılan, biriktirdiğim ne varsa. Bir türlü atamamışım düşman siperine. Zayiat hep mi bizden? Hâlbuki çok mu şey istiyorum demek istiyorum saçlarınız muhteşem olmuş diyen güvenlik görevlisine, vermek yahu, bir hayatta, dişimden tırnağımdan arttırdıklarımı. Sığacık’taki o balıklar gibi mezataRead More

Devam

Ne çok ihtiyacım var zamana Ömür sıktıkça avuçlarımdan Tutulmaz bir su gibi akıyor Öyle döngüsel bir ızdırap ki kendisi Dur burada dediğim her mutlu anı Bir sebep bulup geri alıyor. Eş, dost, akraba Olur, böyle ‘hayat bu’ diyor. Aynı insan olmuyorsun ama Kalkınca düştüğün yerden; Sen bir umutla yine sakla umutlarını En derinine kiRead More

Suudi Arabistan’ın Sokak Lezzetleri

Beni bilenler yemek yemeyi ne kadar sevdiğimi de bilirler. Sabah uyanınca ”Bugün ne yesem.” diye güne başlayanlardanım ben. “Başlayanlardanım” dedim ama, böyle bir grup insan var değil mi? Yiyeceğim şeyleri düşünmek bile beni mutlu eder. Olayın vehametini daha iyi açıklayacak bir anımı da paylaşayım hemen. Kız kardeşim bir süre Londra ‘da yaşamıştı. O zamanlar yeğenimRead More

Şemsiyemin Ucu

Buralara kışın hep yağmur yağar. Eğer şanslıysanız şu karşıki tepelerin zirveleri bazen beyaza çalar, o da birkaç günde yok olur gider. Tabiri caiz olmaz ama buralarda yağmurlar hep arsızca yağar, rüzgarla sırt sırta suratınızı ahlaksızca döver. Sokakta kediler yorulur kaçmaktan, yağmura çoktan alışmış zavallılar. Köpeklerin gözlerinde çaresiz bir bıkkınlık, sığınacak ne bir ağaç altı ne de bir kuytu köşeleri kalmış. Fakat yağmurRead More

Beyaz Çarşaf ve Döngüde Kaybolan Semboller

Doğumumdan bu yana on sekiz ay geçmişti. Bedenim hastane odasında bir sedyenin ortasında öylece duruyordu. Üzerime atıverdikleri alelade beyaz bir çarşaf, annemin zihninde ölüm ve yaşam arasında sarkaçlanan varlığımın son bulduğunun bildirisiydi. Schrödinger’in kedisini duymuşsunuzdur. Hani kutu açılana kadar ölümü diri mi olduğu muallakta olan meşhur kedi. Ben de onun için o kedi gibiydim.Read More

Melali Anlamak

Bambaşka diyarların çocuklarını ağırlıyoruz soframızda. “Yaşlar ayrı, başlar ayrı, işler ayrı…  Fakat bu ayrılıkta gayrılık yok!”. Aralarında yaşı küçük olanlar var. Kendi ülkelerinin haritadaki yerini gösterirken minik parmakları tedirgin oluyor. Bizim oyunlarımızdan hemen sıkılıyor, evdeki diğer çocuklarla kardeş kardeş oynamaya koşuyorlar.  Biraz daha büyümüş olanları ise hemen seçebiliyorum aralarından. Daha buğulu bakıyor gözleri. BurayıRead More

Ne muazzez bir çatışmaydı seninle sevişmek

Bu mağara tek kişilik Galerisine fikir dünyamı açtım ben okunamaz dille yazdım duvarlarına sesimi Nişlerini tırnaklarımı kanatarak açtım Aklımın yağıyla yaktım kandillerini Oysa şimdi Adımları zihnimin antrelerinde dolaşıyor Şehre çektiğim perdeyi aralıyor gözleri Ve öldürmeye yaklaşmışken Havva’yı Tekrar diriltiyor bakışları Adem’i. Ki Adem çocuklarıyla paylaştı senin bereketli memeni. Ondan iç içe geçmişti günah veRead More

Adriana, Horozlar ve Bakireler – I

İspanya’daki yedinci ayımdı. Yalnız geçen yedi ay… Bir keresinde rüyamda kendimi görmüştüm; aslında birden çok kereydi… Kendiyle baş başa kala kala rüyasında bile kendinden başkasını göremez oluyor insan. O rüyalarda kendime tuhaf öğütler verip, yine bir takım tuhaf cümleler kuruyordum. Anlamadığım şey, neden o saçma rüyalarda benden bir tane daha olması gerektiğiydi; yalnızca karşımaRead More

Mutlak karanlık

Görebilmek için karanlığa ihtiyacı var, gözlerimin. Çok daha fazla siyaha. Mutlak karanlığına, mağaraların. Ve duyabilmek için seni, sedasına durgun suların. O su ki güzel annemin rahmine atıldığında dünyaya atılan akışın da hicranıydı. Adem, suların hicran ile ruha raptı insanın mükemmel acılarıydı. Ya adandım mı ben hangi oğlumu kesmek için Hangi ağaç kovuğunda sandınız kutsalRead More

Mürebbiyeler

Sabah altı idi, bir musikinin içinde kaybolmuş gitmiştim. Bu tamburacıların, kemancıların, bu sazcı-sözcü günahkârların telindeki sancıyı dokuz metrekarelik odalara sığdırılmış fahişeler ve kendilerine tüm dünya bahşedilen sokak köpeklerinden başka kim sığdırabilirdi tahayyülüne? Sığdırsa sığdırsa sert dallardan çatma süpürgesi ve yirmi litrelik deterjan kovasından kesilip yapılan faraşıyla; Tanrı inancı olsa da olmasa da sabah ezanıylaRead More

Hoşça Kal

Hoşça kal elimde tuttuğum kelebekler Hoşça kal dilimde tuttuğum cümleler Hoşça kal güzel mahallem Hoşça kal üst kattan bakkala inen kova Amma illa pencereye çarpan kova Hoşça kal sadece dondurma alıyoruz diye bize bozulan Ahmet, gizli tabirimizle Haydar ki kavgaya sopasıyla en önde gider Hoşça kal trafikte sıkışan itfaiye Hoşça kal yemek kokuları iştahımıRead More

Benlikler Yok Ediyoruz

İnsanları ne kadar benliğimin içinde hissetsem, benim yakınlarıma bile uğramak istemiyorlar. Bütünlükten bahsetmek istiyorum. Bir olmak demiyorum. Sadece bütün olmak. Bir bütünlük oluşturalım. O kadar farklı karakteri, benliği nasıl bir araya getirip bir düzen oluşturacağız diye düşünüyorsunuz değil mi? Biz düzen sevmiyor muyuz? Kural sevmiyor muyuz? Bizde şuan bütünlüğü sürü olmamız gerektiği söylendiği içinRead More

Birinci Tekil Şahıs -II

” Kafamdaki peruğa, yüzümdeki ucuz pudraya, ruja, makyaja alışmam yarım saat sürdü. Şuan ben kimim umurumda değil. Sadece heyecanlıyım. Bir karar aldık, bir yola çıktık ve hayatta riskler alan birisiyim. Birazdan kapıdan gireceğim. Sıra alacağım. Bir kaç kelime dökülecek ağzımdan. Bir kaç imza, telefon sonrası, kapıdan görevimi tamamlayıp çıkacağım. Ben uslanmaz bir gönül hırsızıyım.Read More

İradenin serüveni ve Adem

Ben sürekli evrilirim. Kılık kıyafetimden tutun da hayallerime kadar. Fikir dünyam hep uzayarak zamanın ötesine geçmeye çalışır. Sonra irademin tahakkümü altında ezilirim. Bu eziklik oldukça kutsal bir eziklik. Yaratılan bir zamanın dışına çıkmaya çalışan bir insan aklının kusurlu ezikliği. Kemter olmak, mutlak kusursuzluk karşısında hürriyet katar aklıma. İnsan iradesinin sonu yoktur ve Akıl, sınırRead More

Kar

Kar yağacak sen pencereden bakacaksın Süzülerek inene salınarak açacaksın ellerini Beyazı kutsayacak kelimelerin belli ki Bu bir seremonidir, şimdi seni çağlayacak zaman Kallavi bir maskedir insan yüzü, yarın yırtılacak Bu şarkıya en çok senin dinleyişin yakışacak. Kar yağacak sen sokak lambasında kalacaksın Yayılarak inene ışıyarak açacaksın kalbini Işığı kutsayacak duaların belli ki Bu görkemliRead More

Birinci Tekil Şahıs – I

“Herhangi bir günün herhangi bir saatindeyiz. Farz edin ben bir doktorum. Cinsiyetim erkek. Yaşım 36. Evliyim. Benim evlilik tecrübem bana şunu öğretti; 10. seneden sonra doğru eş ve yanlış eş yoktur. Sadece eş vardır. Eşle yapılan her şey belirli bir seremoninin parçasıdır. Cinsel ilişki ile aile ziyareti birbirini mükemmel şekilde tamamlayan iki keyifsiz ayrıntıdır.Read More

Herşeyi Daha Anlaşılır Yapacak Ara Bölüm

” Hikmet Çaybükü evrenine yakından bir bakış sunacağım. Hani animelerin sezon arasında hikayeyi özetleyen bir bölüm olur ya bu yazıya o gözle bakılmalı. Şayet Hikmet Çaybükü’ye dair okuduğunuz ilk yazı buysa da aslında çok da yanlış bir yazı değil. Hikmet kendisinden üçüncü şahıs veya birinci çoğul şahıs olarak bahseden insanlara tepki olarak doğmamıştır. HikmetRead More

Hızır

Kainatı anlamanın ufkunda battım, Hızır! Şimdi herşey yeni baştan öğretilmeli bana. Karanlığa denkliğin ortasında kaldım, Hızır! Sönen kandillerime şua aramak kaldı bana. Sözlerimle aklıma hükmettiğimi sanarken Aklımın evrilmesiyle doğurtulan yeni dünya. Toprak ananın uçurum güvertelerinde seyrim Sonunda işte yine kendimi aramak kaldı bana.

Telkari

Toprağın kutsallığını kutsadık ve zeytin ağacının altında sabahladık seninle o akşam. Döl gibi birşeydi yaşamak, Lut Gölü üzerinden Ürdün e peyda olur gibi. Münevver bir levhadan( Mezopotamya) Sürüngen bir levhaya (Garp) Tarancı lisanıyla, “alıştığımız birşeydi yaşamak” Alışamayanların haddiyle yazdık zeytin ağacının altında seninle o akşam. Tilavetinden sıyrılarak okumanın Zıpkın fikir ataklarımızla uzatarak aklımızı ötelerinRead More

Hayır!

Bu sefer “Hayır” demeliyim kendime.  Artık susmayacağım değil mi?  Seni duyabilmek için.  Bir insana nefes verilebilir mi? Hayır. Bir insan başka bir bedenin ruhu ile yer değiştirir mi? Hayır. Ben bir hayır başlatıyorum. İlk sana kullanıyorum bu kelimeyi. Hayır, ruhuna ektiğim filizleri bu gece ben sulamayacağım. Hayır, senin derinlerindeki ormana ben uğramayacağım Ben burada kendim ile kalacağım, senRead More

dekadans

Bu ayin midir gömleğinden sökülmüş sıra dağlara açılan ? Ne kadar aşağılara inmek gerek yukarı çıkmak için? Peşime düşürülen mağaraların, bereketli karanlığında, yangınlara açılan. Yandım. Sonsuza dek sönmek için. Akıl, tenakuz kıyısında bir kız çocuğu şimdi Memesi anneler ve babalar büyütecek, çıldırmış Binalar sokakların göğsüne bebeksiz süt kusuyor Delirmenin arefesi delilikten beter bir bilseniz.Read More