Hoşça Kal

Hoşça kal elimde tuttuğum kelebekler Hoşça kal dilimde tuttuğum cümleler Hoşça kal güzel mahallem Hoşça kal üst kattan bakkala inen kova Amma illa pencereye çarpan kova Hoşça kal sadece dondurma alıyoruz diye bize bozulan Ahmet, gizli tabirimizle Haydar ki kavgaya sopasıyla en önde gider Hoşça kal trafikte sıkışan itfaiye Hoşça kal yemek kokuları iştahımıRead More

Benlikler Yok Ediyoruz

İnsanları ne kadar benliğimin içinde hissetsem, benim yakınlarıma bile uğramak istemiyorlar. Bütünlükten bahsetmek istiyorum. Bir olmak demiyorum. Sadece bütün olmak. Bir bütünlük oluşturalım. O kadar farklı karakteri, benliği nasıl bir araya getirip bir düzen oluşturacağız diye düşünüyorsunuz değil mi? Biz düzen sevmiyor muyuz? Kural sevmiyor muyuz? Bizde şuan bütünlüğü sürü olmamız gerektiği söylendiği içinRead More

Birinci Tekil Şahıs -II

” Kafamdaki peruğa, yüzümdeki ucuz pudraya, ruja, makyaja alışmam yarım saat sürdü. Şuan ben kimim umurumda değil. Sadece heyecanlıyım. Bir karar aldık, bir yola çıktık ve hayatta riskler alan birisiyim. Birazdan kapıdan gireceğim. Sıra alacağım. Bir kaç kelime dökülecek ağzımdan. Bir kaç imza, telefon sonrası, kapıdan görevimi tamamlayıp çıkacağım. Ben uslanmaz bir gönül hırsızıyım.Read More

İradenin serüveni ve Adem

Ben sürekli evrilirim. Kılık kıyafetimden tutun da hayallerime kadar. Fikir dünyam hep uzayarak zamanın ötesine geçmeye çalışır. Sonra irademin tahakkümü altında ezilirim. Bu eziklik oldukça kutsal bir eziklik. Yaratılan bir zamanın dışına çıkmaya çalışan bir insan aklının kusurlu ezikliği. Kemter olmak, mutlak kusursuzluk karşısında hürriyet katar aklıma. İnsan iradesinin sonu yoktur ve Akıl, sınırRead More

Kar

Kar yağacak sen pencereden bakacaksın Süzülerek inene salınarak açacaksın ellerini Beyazı kutsayacak kelimelerin belli ki Bu bir seremonidir, şimdi seni çağlayacak zaman Kallavi bir maskedir insan yüzü, yarın yırtılacak Bu şarkıya en çok senin dinleyişin yakışacak. Kar yağacak sen sokak lambasında kalacaksın Yayılarak inene ışıyarak açacaksın kalbini Işığı kutsayacak duaların belli ki Bu görkemliRead More

Birinci Tekil Şahıs – I

“Herhangi bir günün herhangi bir saatindeyiz. Farz edin ben bir doktorum. Cinsiyetim erkek. Yaşım 36. Evliyim. Benim evlilik tecrübem bana şunu öğretti; 10. seneden sonra doğru eş ve yanlış eş yoktur. Sadece eş vardır. Eşle yapılan her şey belirli bir seremoninin parçasıdır. Cinsel ilişki ile aile ziyareti birbirini mükemmel şekilde tamamlayan iki keyifsiz ayrıntıdır.Read More

Herşeyi Daha Anlaşılır Yapacak Ara Bölüm

” Hikmet Çaybükü evrenine yakından bir bakış sunacağım. Hani animelerin sezon arasında hikayeyi özetleyen bir bölüm olur ya bu yazıya o gözle bakılmalı. Şayet Hikmet Çaybükü’ye dair okuduğunuz ilk yazı buysa da aslında çok da yanlış bir yazı değil. Hikmet kendisinden üçüncü şahıs veya birinci çoğul şahıs olarak bahseden insanlara tepki olarak doğmamıştır. HikmetRead More

Hızır

Kainatı anlamanın ufkunda battım, Hızır! Şimdi herşey yeni baştan öğretilmeli bana. Karanlığa denkliğin ortasında kaldım, Hızır! Sönen kandillerime şua aramak kaldı bana. Sözlerimle aklıma hükmettiğimi sanarken Aklımın evrilmesiyle doğurtulan yeni dünya. Toprak ananın uçurum güvertelerinde seyrim Sonunda işte yine kendimi aramak kaldı bana.

Telkari

Toprağın kutsallığını kutsadık ve zeytin ağacının altında sabahladık seninle o akşam. Döl gibi birşeydi yaşamak, Lut Gölü üzerinden Ürdün e peyda olur gibi. Münevver bir levhadan( Mezopotamya) Sürüngen bir levhaya (Garp) Tarancı lisanıyla, “alıştığımız birşeydi yaşamak” Alışamayanların haddiyle yazdık zeytin ağacının altında seninle o akşam. Tilavetinden sıyrılarak okumanın Zıpkın fikir ataklarımızla uzatarak aklımızı ötelerinRead More

Hayır!

Bu sefer “Hayır” demeliyim kendime.  Artık susmayacağım değil mi?  Seni duyabilmek için.  Bir insana nefes verilebilir mi? Hayır. Bir insan başka bir bedenin ruhu ile yer değiştirir mi? Hayır. Ben bir hayır başlatıyorum. İlk sana kullanıyorum bu kelimeyi. Hayır, ruhuna ektiğim filizleri bu gece ben sulamayacağım. Hayır, senin derinlerindeki ormana ben uğramayacağım Ben burada kendim ile kalacağım, senRead More

dekadans

Bu ayin midir gömleğinden sökülmüş sıra dağlara açılan ? Ne kadar aşağılara inmek gerek yukarı çıkmak için? Peşime düşürülen mağaraların, bereketli karanlığında, yangınlara açılan. Yandım. Sonsuza dek sönmek için. Akıl, tenakuz kıyısında bir kız çocuğu şimdi Memesi anneler ve babalar büyütecek, çıldırmış Binalar sokakların göğsüne bebeksiz süt kusuyor Delirmenin arefesi delilikten beter bir bilseniz.Read More

İlk Akşam Yemeği

“Günlerden bir gün ölse artık şu dediklerinizin öldüğü günün şerefine kaldırıyorum kadehimi, bugün. Bu aslında bir gavur adeti. Masa başında, nimetlerin önünde, pardon nimetler önümüzdeyken, kadeh kaldırmak hepimizi bir garip hissettiriyor. Alışacağız. Merak etmeyin. Bu bir kültür savaşı değil artık. Bu bir medeniyet savaşı da değil. Savaş artık bitmiştir. Ölsün dediklerimizin öldüğü gündeyiz. KimimizinRead More

CİNGEY -Bir Kelimenin Ölümü

  “Bir kuş nevi düşün ki, kanatlarını telletip, pullatıp torbaya sokuyor ve toprak üstünde sümüklü böceklerle sürünme yarışına çıkıyor.”   Cingey yok. Bu yüzden yalnızca yokluğuyla var. Kimseciklerin ondan haberi yok. O herkesi tanıyor. İnsanları tanımak zordur oysa ki.  Cingey’in boyu küçücük. Bu yürüyüşte ezilmemek için kendini kollamalı. Fakat o öylesine kendinden ibaret kiRead More

Digenis Akritas Hikmet Çaybükü

” Sürekli bastırılan bir karakterim ben dışımdaki sesler tarafından. Denizaltı gibiyim. Etrafımdaki seslere göre ağırlık alıp ve verip arada nefes almam mümkün. Ölümüm kesinleştiğinde ancak sigaraları yakabilirsiniz, şampanyaları açabilirsiniz, kaliteli yemekleri ancak o zaman yiyebilirsiniz içimdeki askerler. Mağlubiyet ve zafer bizim için artık önemsizdir. Arda kalmak benim için bir utanç kaynağıdır. Jilet olmak istemem. Geceleri radarRead More

Cin Çıkartma

“Orta sınıf ahlakı üzerine oturmuş hayat şeklinin işlemediği anları göründüğü gibi gösterince ortaya korkuyu işleyen sanat çıkar. Orta sınıf burada orta halli insanlar bütünü demektir. Yani toplum içerisinde kalabalıklar tarafından doğru mu değil mi sorgulanmayan, kalabalıklar tarafından sorgulandığında yalnızca sanal sonuçlar alınarak varlığına devam eden bir yaşam tarzı. Burada alt kültür, üst kültür, falanRead More

Gavur Cenazesi

O an   “Apo’nun oğlu ölmüş” dedi Recep heyecanla. İşçi. “Hadi! Nasıl?” dedi Halil şaşkınlıkla. Patron. “Kaza geçirmişler. E-5’te. Üç beş araç birbirine geçmiş… Girmiş.” “Yok ya!” “Valla” “Sen ner’den duydun?” “Arsen dedi çarşıda” Eller muşambayla kaplanmış masada. “Bi’ sigara versene.”   2 saat sonra   “Abi duydunuz mu olayı. Apo abinin oğlu ölmüş”Read More

Günlüklerden Bir Gün

” Az önce büyük umutlarla kağıt kalemin başına geçtim. Sonra kağıt kalem yeteri kadar umut vaadetmedi. Bana; ne oldu, ne oldu diye soran boş kağıda trip atarak, yok bir şey, yazdım. Aslında beynim ellerime yeteri kadar hükmedemedi, kağıda, birşey değil, yazdım. Sonra klavyenin başına geçtim. Bilgisayar kastı. Onlarca tamamlanmamış işlemden ötürü olsa gerek. BilgisayardanRead More

Acıyan

“Size herşeyi terapistime anlattığım gibi anlatacağım. Sene 2010. Nereden bakarsanız bakın 20 yaşımdayım. Ben şikayetçiyim. Neyden bilmiyorum henüz ama mutlu değilim.  Acıyor. Henüz geçmedi ergenliğim. Acıyan yerimi bulamıyorum. Ben gürültücü bir insanım. Kendi karakterime uygun işlev buldum yurtta. Sabah uyanır uyanmaz herkesi bağırarak uyandırırım. Kalkın. Kalk. Saat kaç amına kodum leoparı der üst ranzadakiRead More

Ne Yapmalı?

 Ne yapmalı? Etrafınızda bu soruyu sormayan insanlar var olabilir. Bu soruyu sormayanlar da var olabilir canım. Var olmaya ön şartlar koşmak benim ne haddime. Hadd doğru kelime olmasa koymazdım buraya. Bazı insanlar bu konuda benim gibi düşünmüyor. Ne yapmalı? Ben bu soruyu soran insanlardanım. İyi bir özür üç aşamalıdır. 1- Özür dilerim.  Yani hatayıRead More

Olsam ya da Olmasam

Size kelimelerimi ölçüp tartarak, özne yüklem uyumuna dikkat ederek ve içerisinde imge terörü yaratmadan anlatacağım bir hikâyeye başlamak üzereyim. Şimdiden haberiniz olsun sonra işte, Hikmet demedi demeyin. Aranızda bu neden böyle dedi diyenler çok azdır. Aranızda herhangi bir şeyi yapanlar azdır. Bu boş insanlar olmanızdan değil az olmanızdan kaynaklıdır. Bir noktadan bile sonsuz doğruRead More

Cinayetli Şehir Komedisi

  “ MADDE 81. – (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Nitelikli hâller MADDE 82. – (1) Kasten öldürme suçunun; a) Tasarlayarak, b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek, c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silâh kullanmak suretiyle, d) Üstsoy veya altsoydanRead More

Traj

” Bu yazı ilk kez burada yayınlanıyor. 1800’den fazla fb takipçisi olan bir sitede bu kadar düşük traj olması benim için önemli bir bilgi. Demek oluyor ki okunmayan bir sosyal medya merciindeyiz. Zaten okunuyo olsa az önce mercimek çorbası içtiğimi yazamazdım. Yani takipçiler arasında tanıdıklarım ve tanımak istediklerim var. Amerika’da doktora yapan sosyal bilimciler,Read More

Yirmiüçnisan

“Ben 23 Nisan’da Vali olmuştum. Günlerden Perşembe’ydi. İl güvenlik toplantısı vardı. Sabah erkenden kalktım. Kahvaltım hazırdı. Önce traş olayım dedim. Baktım traş setim yerinde yok. Evdekilere kızdım. Uyandırdım insanları nerede benim traş setim diye bağırırken, annem yanlış yere baktığımı söyledi. Gazetelere baktım. Heran darbe olabilirdi. Nasıl bir tutum almam gerekir bugün darbe olursa diyeRead More