Yirmiüçnisan

“Ben 23 Nisan’da Vali olmuştum. Günlerden Perşembe’ydi. İl güvenlik toplantısı vardı. Sabah erkenden kalktım. Kahvaltım hazırdı. Önce traş olayım dedim. Baktım traş setim yerinde yok. Evdekilere kızdım. Uyandırdım insanları nerede benim traş setim diye bağırırken, annem yanlış yere baktığımı söyledi. Gazetelere baktım. HeranRead More

Cevaplar

“Hikmet Çaybükü’nün kaybolması üzerine başlatılan sosyal medya soruşturmasına gelen cevaplar arasından iki kişininkisi dikkatimizi çekti. Hikmet’in durumu hakkında bilgi edinemeyecek olsanız da magazin değeri yüksek cevaplar. Bu cevaplar iki eski dosttan geliyor. Kendisini Hüseyin olarak tanıtmış birinci şahıs. Çocukken Hikmet’i dudağından öpmüş birRead More

Çeşme

“Ben ciddiyeti sevmiyorum sanıyorlar. Ben ciddiyetin genel kabuldeki halini sevmiyorum dersem şimdi içimdeki hissin basitliği ve sıradanlığı ortaya çıkacak. Yani bazen ciddiyeti seviyorum bu şimdi beni tutarsız mı yapacak? Hayatımızın her anına sızmış şekiller ve kabuller var. Bazıları bir zamanlar işlevseldi. Bir kısmıRead More

Filler ve Epistemolojist Devrik Kral

“Acı, ilahi güç tarafından bizlere gerekli görülmüş olmamalıydı” dedi, muhayyilesi bileklerinin çıtlamamasına yönelik düşüncelerle sınırlı adam. Ardından devam etti “Siz hiç, günden güne kendinizi yitiriyor oluşunuzun acısını yaşadınız mı?” O anda ona acıdığımı hissettim.. ve o anda ne Hegel diyalektiğinin kaos açlığı önemliydi,Read More

Tanrı’yla ne ilgisi var?

Başlıktan önce yazıyı belirlediğimi bir kere daha görmüş oldum. Ben henüz konuyu bilmiyorum fakat, okurken önce başlık okunacağından sizin buraya kadar kafanızda birkaç şey oluşmuştur yazıya dair, şu anda da kuvvetle muhtemel bu okuduklarınızla başlığın arasında bağlantı kuramadığınızdan bunların yazıyla ne ilgisi olduğunuRead More

ALELACELE

Yine koşar adımlarla eve gidiyordu. Neyse ki genç ve hızlı idi, yetişmişti tuvalete. Çamaşır makinesini fark etti. Sabahtan attığı çamaşırları asmak için kapağı açtığında etrafa hoş bir koku yayıldı. Koku hiçbir çağrışım yapmadı. Daha önce yıkasa bu yumuşatıcı ile belki çağrıştırırdı. Bundan sonrakiRead More

2011

“Önce rüyamı anlatayım, bir at var, sonra biraz çöl var, tavuk var, sonra çeşitli sürüngenler, sonra üzerine ay yansımış kuyu suyu var, sonra pöstekinin üzerinde ben yatıyorum. Bu resim sadece beni tanıyanlar için bana bir hediye önerisi. Ara ara size böyle öneriler veripRead More

ARTIK YETER

“Bir çay ocağına gittim. Ağlamak üzereydim. Çay içmek falan değildi derdim. Bir işaret bekliyorum. Herşeyimi kaybettiğimden haberdarsınız. Çay ocağının başında kimse yoktu. Gittim. Bir bardak çay alacağım ama temiz bardak yok. Tam kendime bir bardak yıkayacağım birisi derken bir başkası çay istedi. BirRead More

orgazm

“Sabah uyandım. Aç karna rüyalarımı yazdım, sonra bir kahve içip biraz yürüyüşe çıktım. Bir kaç tane gazeteyi toparladım. Hava çok soğuk olduğundan iyice ayıldım. Kahvaltı yaptım. Gazeteleri okurken biraz çay içtim. Memleketin hali içime serin sular serpti. Ellerim titredi yine eski alışkanlığım olanRead More

O

      O Ne çok ihtiyacım var zamana, Ömür, sıktıkça avuçlarımdan, Tutulmaz su gibi kaydı. Öyle döngüsel ızdırap ki bu, Dur burda dediğim her mutlu anı, Bir sebep bulup geri aldı.

Yörük İnadı

Ayran dolu taslardan daşan ekşi, üç günlük yayık ayranınıŋ bıyıklara sarıldığı, “Of ülen argadaşş!”, “Bağ’ele bakk!” gibi iddialı, heybetli nidalarıŋ koyağıŋ bir yanındakı gayalardan öbür tarafa seğirtdiği, gulakları çıŋılatdığı bir sohbet halkasıydı. Halka dediysem, öyle kusursuz bir daire, bilinçli kurulmuş bir ahbap çemberiRead More

Çığlığımı Sula

İmdadıma yetiş Doğunun ortasında kursağımda feryadım İla ahir yıllanmış çığlıklarım Anamın kızlık rüyalarındaki babamın oğluna Kesilsin bedenin fevkalade yaşımın çağına Günahsa affediliriz Yalansa inanırız Çirkinse ateşinle yanarız Ölmelerini de al hevesinle koynuma düşmeler uğruna İnat olsun bu aldanmışlar çağına. Yalnızlığı duvara çalınca duvarınRead More

Çok Serçeli Adam

Bu günlerde hayatının son günlerini yaşıyormuşçasına tüm düşmanlarını arıyor. Sizi de ararsa şaşırmayın, telefonu yüzüne kapatmayın. Sakince susmasını bekleyin, hat’ta kalın. Bir serçeye attığı ekmek kırıntılarını anlatabilir örneğin size. İnsan açken anlıyor ki ekmek kırıntıları birleşip kocaman bir lokmayı oluşturuyor. Bu yüzden birRead More

Çok Namuslu Adam

Onu bilenler bilir. çakmak taşımaz, namussuzluğundan değil. yanaşır masalardan birine “çakmağınızı alabilir miyim?” karşı cinse sorduysa bu soruyu “ateş” demez yanlış anlaşılmamak uğruna. çok namuslu biridir hülasa. dört kişilik masalar değildir tercihi. şöyle en fazla iki kişilik bi masaya oturur ki yer gaspRead More

Hiç

Bu oyun oynanacak bir şey değildi. Aşktı. “Sevgi yetmez.” dedi karşı taraf, “Nasıl yapıyorsunuz?” dedi beri taraf, “Hiç tanımadığınız biriyle nasıl yatıyorsunuz?” Gülümsedi karşı taraf. Derin bir sessizlik oldu. “Şimdi senin o hiç gelmeyen otobüsünü mü bekleyeceğiz?” “İşte geldi!” dedi beri taraf. KalbindeRead More

KAÇMACALAR

Akşam olmadan da batan güneşler vardır. Ne yazık ki parlayan bir gökyüzü beklemez sizi o karanlıkta, ya da yolunuzu aydınlık kılacak nurani bir ışık. Bazen tam olarak nerede hata yaptığınızı bilirsiniz; ancak sırf kendinizle yüzleşmenin kahredici gerçekliğine tahammül edemezsiniz. Öylece bir köşeye çekilmekRead More