Zor Zamanlar

“Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir.” Burası neresi? Hangi cam fanusa kapattık kendimizi? Acının, gözyaşının dokunmadığı. Çiçekten böcekten ve karı kız muhabbetinden seviyesi olmayan edebi metinler ürettik. Denedik fakat neyi niçin? Çok mu önemli ezberlediğimiz afiliRead More

Mektup-I

Günaydınlığım, Kilo vermene gerek yok, dedi dün doktor bana. –Bu kadar ilaç içmesen? Olur tabi- Ama spor yap. Benim spordan anladığım, koşmak. Yorgun düşene kadar. O vakit de kalbim ağrıyor. Diyemedim bir türlü. Yine geldi mesele içtiğim ilaçlara. Yüzün, dedi, elindeRead More

Yeniden Dirilmek

Boşluk. Önüme yığdığım bomboş sayfalar gibi içim. Gözüm bir iki sayfadaki çizgilere değiyor. Yüzümdeki, ellerimdeki çizgilere benziyorlar. Ölgün senelerin birer imzası gibi hepsi. Geçen dakikaların bıraktığı birer miras. Ayna karşısındaki bu seyir bitap düşürüyor yine beni. Yorgunluk. Çok iş yaptın, diyorumRead More

Hastane Notları

“Fenalaşan hasta nerede?” Kimmiş fenalaşan yahu demeye kalmadan kırmızı deri kanverme koltuğuna başım tekrar düşüyor. Biraz dinlenin. Kusacağım hemşire hanım, tutmayın beni. –son nefesinde bile insanlara siz demekten vazgeçmeyecek olan bir hal bekçisi olarak ben- Tam sırası, içimde günden güne yumaklaşanRead More

Rüya

“Bu rüya uzun bir bekleyişin sonunda hayalini kurduğu galibiyete, zorluklarla mücadele ederek hak ettiği daha iyi bir hayata, uzun süren çabaların sonunda ulaştığı kazanca, sıkıntı sonrasında umduğu kazanca yorulmaktadır.” Balrengi gözleri. Fındık kahvesi. Eric’in “Bunun gibisini içmemişsinizdir.” dediği sıcak çikolata kahverengisi.Read More