Üçüncü Çoğul Şahıs

“Ben artık orta yaşlarına gelmiş bir insanım. Etrafa bakınca gördüklerim eskiden gördüklerime göre çok değişti. Burada ağırlıklı olarak kastettiğim benden gayrısının değişimi değil. Benim -bakınca- gördüklerimin değişmesi -bazen bakmadan da görmeye başladım çünkü- . İnsan yaşı ilerledikçe iyimserliğin gençliğe dair bir durum olduğunu daha da iyi anlıyor. Ve insan yaşlandıkça kendi hislerini ifade ettiğiRead More

Birinci Tekil Şahıs -II

” Kafamdaki peruğa, yüzümdeki ucuz pudraya, ruja, makyaja alışmam yarım saat sürdü. Şuan ben kimim umurumda değil. Sadece heyecanlıyım. Bir karar aldık, bir yola çıktık ve hayatta riskler alan birisiyim. Birazdan kapıdan gireceğim. Sıra alacağım. Bir kaç kelime dökülecek ağzımdan. Bir kaç imza, telefon sonrası, kapıdan görevimi tamamlayıp çıkacağım. Ben uslanmaz bir gönül hırsızıyım.Read More

Birinci Tekil Şahıs – I

“Herhangi bir günün herhangi bir saatindeyiz. Farz edin ben bir doktorum. Cinsiyetim erkek. Yaşım 36. Evliyim. Benim evlilik tecrübem bana şunu öğretti; 10. seneden sonra doğru eş ve yanlış eş yoktur. Sadece eş vardır. Eşle yapılan her şey belirli bir seremoninin parçasıdır. Cinsel ilişki ile aile ziyareti birbirini mükemmel şekilde tamamlayan iki keyifsiz ayrıntıdır.Read More

Herşeyi Daha Anlaşılır Yapacak Ara Bölüm

” Hikmet Çaybükü evrenine yakından bir bakış sunacağım. Hani animelerin sezon arasında hikayeyi özetleyen bir bölüm olur ya bu yazıya o gözle bakılmalı. Şayet Hikmet Çaybükü’ye dair okuduğunuz ilk yazı buysa da aslında çok da yanlış bir yazı değil. Hikmet kendisinden üçüncü şahıs veya birinci çoğul şahıs olarak bahseden insanlara tepki olarak doğmamıştır. HikmetRead More

İlk Akşam Yemeği

“Günlerden bir gün ölse artık şu dediklerinizin öldüğü günün şerefine kaldırıyorum kadehimi, bugün. Bu aslında bir gavur adeti. Masa başında, nimetlerin önünde, pardon nimetler önümüzdeyken, kadeh kaldırmak hepimizi bir garip hissettiriyor. Alışacağız. Merak etmeyin. Bu bir kültür savaşı değil artık. Bu bir medeniyet savaşı da değil. Savaş artık bitmiştir. Ölsün dediklerimizin öldüğü gündeyiz. KimimizinRead More

Digenis Akritas Hikmet Çaybükü

” Sürekli bastırılan bir karakterim ben dışımdaki sesler tarafından. Denizaltı gibiyim. Etrafımdaki seslere göre ağırlık alıp ve verip arada nefes almam mümkün. Ölümüm kesinleştiğinde ancak sigaraları yakabilirsiniz, şampanyaları açabilirsiniz, kaliteli yemekleri ancak o zaman yiyebilirsiniz içimdeki askerler. Mağlubiyet ve zafer bizim için artık önemsizdir. Arda kalmak benim için bir utanç kaynağıdır. Jilet olmak istemem. Geceleri radarRead More

Cin Çıkartma

“Orta sınıf ahlakı üzerine oturmuş hayat şeklinin işlemediği anları göründüğü gibi gösterince ortaya korkuyu işleyen sanat çıkar. Orta sınıf burada orta halli insanlar bütünü demektir. Yani toplum içerisinde kalabalıklar tarafından doğru mu değil mi sorgulanmayan, kalabalıklar tarafından sorgulandığında yalnızca sanal sonuçlar alınarak varlığına devam eden bir yaşam tarzı. Burada alt kültür, üst kültür, falanRead More

Günlüklerden Bir Gün

” Az önce büyük umutlarla kağıt kalemin başına geçtim. Sonra kağıt kalem yeteri kadar umut vaadetmedi. Bana; ne oldu, ne oldu diye soran boş kağıda trip atarak, yok bir şey, yazdım. Aslında beynim ellerime yeteri kadar hükmedemedi, kağıda, birşey değil, yazdım. Sonra klavyenin başına geçtim. Bilgisayar kastı. Onlarca tamamlanmamış işlemden ötürü olsa gerek. BilgisayardanRead More

Acıyan

“Size herşeyi terapistime anlattığım gibi anlatacağım. Sene 2010. Nereden bakarsanız bakın 20 yaşımdayım. Ben şikayetçiyim. Neyden bilmiyorum henüz ama mutlu değilim.  Acıyor. Henüz geçmedi ergenliğim. Acıyan yerimi bulamıyorum. Ben gürültücü bir insanım. Kendi karakterime uygun işlev buldum yurtta. Sabah uyanır uyanmaz herkesi bağırarak uyandırırım. Kalkın. Kalk. Saat kaç amına kodum leoparı der üst ranzadakiRead More

Ne Yapmalı?

 Ne yapmalı? Etrafınızda bu soruyu sormayan insanlar var olabilir. Bu soruyu sormayanlar da var olabilir canım. Var olmaya ön şartlar koşmak benim ne haddime. Hadd doğru kelime olmasa koymazdım buraya. Bazı insanlar bu konuda benim gibi düşünmüyor. Ne yapmalı? Ben bu soruyu soran insanlardanım. İyi bir özür üç aşamalıdır. 1- Özür dilerim.  Yani hatayıRead More

Olsam ya da Olmasam

Size kelimelerimi ölçüp tartarak, özne yüklem uyumuna dikkat ederek ve içerisinde imge terörü yaratmadan anlatacağım bir hikâyeye başlamak üzereyim. Şimdiden haberiniz olsun sonra işte, Hikmet demedi demeyin. Aranızda bu neden böyle dedi diyenler çok azdır. Aranızda herhangi bir şeyi yapanlar azdır. Bu boş insanlar olmanızdan değil az olmanızdan kaynaklıdır. Bir noktadan bile sonsuz doğruRead More

Cinayetli Şehir Komedisi

  “ MADDE 81. – (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Nitelikli hâller MADDE 82. – (1) Kasten öldürme suçunun; a) Tasarlayarak, b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek, c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silâh kullanmak suretiyle, d) Üstsoy veya altsoydanRead More

Traj

” Bu yazı ilk kez burada yayınlanıyor. 1800’den fazla fb takipçisi olan bir sitede bu kadar düşük traj olması benim için önemli bir bilgi. Demek oluyor ki okunmayan bir sosyal medya merciindeyiz. Zaten okunuyo olsa az önce mercimek çorbası içtiğimi yazamazdım. Yani takipçiler arasında tanıdıklarım ve tanımak istediklerim var. Amerika’da doktora yapan sosyal bilimciler,Read More

Yirmiüçnisan

“Ben 23 Nisan’da Vali olmuştum. Günlerden Perşembe’ydi. İl güvenlik toplantısı vardı. Sabah erkenden kalktım. Kahvaltım hazırdı. Önce traş olayım dedim. Baktım traş setim yerinde yok. Evdekilere kızdım. Uyandırdım insanları nerede benim traş setim diye bağırırken, annem yanlış yere baktığımı söyledi. Gazetelere baktım. Heran darbe olabilirdi. Nasıl bir tutum almam gerekir bugün darbe olursa diyeRead More

Cevaplar

“Hikmet Çaybükü’nün kaybolması üzerine başlatılan sosyal medya soruşturmasına gelen cevaplar arasından iki kişininkisi dikkatimizi çekti. Hikmet’in durumu hakkında bilgi edinemeyecek olsanız da magazin değeri yüksek cevaplar. Bu cevaplar iki eski dosttan geliyor. Kendisini Hüseyin olarak tanıtmış birinci şahıs. Çocukken Hikmet’i dudağından öpmüş bir oyun sırasında bilerek. Hikmet’ten 3 yaş büyük. Şuanda moda sektöründe. KendisiRead More

Çeşme

“Ben ciddiyeti sevmiyorum sanıyorlar. Ben ciddiyetin genel kabuldeki halini sevmiyorum dersem şimdi içimdeki hissin basitliği ve sıradanlığı ortaya çıkacak. Yani bazen ciddiyeti seviyorum bu şimdi beni tutarsız mı yapacak? Hayatımızın her anına sızmış şekiller ve kabuller var. Bazıları bir zamanlar işlevseldi. Bir kısmı belki hiç işlevsel olmadı veya sadece belirli bir tayfa için işlevseldi.Read More

Büyük Konuşmamak Lazım

Hikmet Çaybükü bugün yaptığı konuşmanın metnini yayınlamamız için bize mail ile iletti, biz de bir takım sansür süzgecinden geçirerek siz okuyucularımıza sunuyoruz. İyi seyirler…   “Bazı duygular düşük profillidir; takıntılı aşk, aşırı mağduriyet hissi, bağımlılık, dedikodu, oburluk, kontrolsüz öfke… Ben sırf düşük profilli hissetmemek için bu duygularını reddeden insanlar gördüm. Bu duygulardan büyük laflaraRead More

Evrensel Düzeyde Yerel Eser

Evrensel düzeyde yerel eserler vermenizi bekliyoruz dediklerinde bana bu edebiyat sitesinin mülakatında çok şaşırmamıştım. Daha önce bir şiir dergisinin toplantısına katılmıştım. Sigara konusunda hiç bir sıkıntı yoktu. Ya bırak o şair değil bu yazar değil diyorlardı. “Evrensel düzeyde yerel eser” kızıl elmamız buydu. Mesela Yaşar Kemal’e neden nobel verilmedi tartışmasında oturaklı bir iki lafRead More

FAŞİST

Ȳ “Sen neden insanların düşüncelerine saygı duymuyorsun? Bu soru bana hiç sorulmadı. Doğru bir şekilde fikrimi ifade edemedim çünkü hiç. Bir kere ilkokulda hocam biz faşist bir eğitim mi alıyoruz demiştim. O zaman 1984’ü okumuştum. Ne faşizm biliyordum ne de eğitim ne demek. Hikmet Çaybükü olarak biliyorum, şu an ben faşist değilim. Sene 2013’tü.Read More

Hikmet Çaybükü

“Az önce ‘Yaşıyorum! Ama…’ dedim. Çok üzüldüm. Böyle bir ifadeden sonra ne denir ki. Ancak biri nabzıma bakıp “Ölmüş.” dese bir anlam ifade eder o “Ama” normalde. Ama ben  “Hikmet Çaybükü’yüm.” Bu yüzden üzdü beni bu ifade. Bu bana ait okuduğunuz ilk yazı ise beni Burhan Altıntop’a benzetmemeniz normal. Ben Nişantaşı’nda çok vakit geçirdim.Read More

2011

“Önce rüyamı anlatayım, bir at var, sonra biraz çöl var, tavuk var, sonra çeşitli sürüngenler, sonra üzerine ay yansımış kuyu suyu var, sonra pöstekinin üzerinde ben yatıyorum. Bu resim sadece beni tanıyanlar için bana bir hediye önerisi. Ara ara size böyle öneriler verip hayatınızı kolaylaştıracağım. Ben büyüden falan anlamam. Bana 2011’in içinde büyü ileRead More

ARTIK YETER

“Bir çay ocağına gittim. Ağlamak üzereydim. Çay içmek falan değildi derdim. Bir işaret bekliyorum. Herşeyimi kaybettiğimden haberdarsınız. Çay ocağının başında kimse yoktu. Gittim. Bir bardak çay alacağım ama temiz bardak yok. Tam kendime bir bardak yıkayacağım birisi derken bir başkası çay istedi. Bir baktım bardak yıkıyorum baya baya. Dedim artık yeter. Çay ocağından çıktım.Read More

orgazm

“Sabah uyandım. Aç karna rüyalarımı yazdım, sonra bir kahve içip biraz yürüyüşe çıktım. Bir kaç tane gazeteyi toparladım. Hava çok soğuk olduğundan iyice ayıldım. Kahvaltı yaptım. Gazeteleri okurken biraz çay içtim. Memleketin hali içime serin sular serpti. Ellerim titredi yine eski alışkanlığım olan yazılardan yazdım ama daha seyreldiler çok şükür. Şimdi iyiyim kendime geldim.Read More