Keenlemyekün I

Güzel işler yapan güzel insanlar var hayatta. Hani Allah ondan razı olsun, iyi ki var dediğiniz insanlar. Oldum olası imrenmişimdir onlara. Zira ben işe yaramazın tekiyim. Böyle olmasını elbette istemezdim.  Ancak başka bir şansım da olmadı.  Şöyle dönüp bakıyorum da geçmişe belki diyorum,Read More

A’raf yahut Koridor

  “O zamanlar büyük kentlerin varoşlarında Hayatın dengesini tartan öğrenciler vardı Taşralı yüreklerinin tedirgin terazileriyle” Okumak. Öğrendikçe ne kadar çok bilmediğini fark edip daha çok okumak. Tekrar aynı fark ediş ve tekrar bir yığın kitap. Alim Allah, ilk emir olarak “Oku!” deyip insanıRead More

Kalbim Bir Ebabil Kuşu

Karalamaktan yorulan kalemim, yaslandığı parmakları eziyor. Daha ne kadar devam edebilirim bilmiyorum. Akan mürekkebin kağıtta bıraktığı izler hani şu psikolojik testlerdekilere benziyor. Belki kelimelerle yapamadığımı şekillerle anlatıyorum, kim bilir. Bir bilene göstermek lazım. Ah bir bilen: Her yerde, her şeyde, her zaman tekRead More

Yeniden Dirilmek

Boşluk. Önüme yığdığım bomboş sayfalar gibi içim. Gözüm bir iki sayfadaki çizgilere değiyor. Yüzümdeki, ellerimdeki çizgilere benziyorlar. Ölgün senelerin birer imzası gibi hepsi. Geçen dakikaların bıraktığı birer miras. Ayna karşısındaki bu seyir bitap düşürüyor yine beni. Yorgunluk. Çok iş yaptın, diyorum kendime. GözlerimRead More

Baûda’nın Vızıltısı

   ” Benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız.” demişti Hz. Peygamber.     Biz yalnızca işitmiş ve itaat etmiştik. “Sadaka Resulullah!” demiştik hep bir ağızdan. Allah’ın elçisi şüphesiz doğruyu söylemişti. Halbuki bu bir çağrıydı. Belki de tam anlaşılamamıştı, hiçbir zaman.  Davetti bilgiye. İnsanRead More