Devam

Ne çok ihtiyacım var zamana Ömür sıktıkça avuçlarımdan Tutulmaz bir su gibi akıyor Öyle döngüsel bir ızdırap ki kendisi Dur burada dediğim her mutlu anı Bir sebep bulup geri alıyor. Eş, dost, akraba Olur, böyle ‘hayat bu’ diyor. Aynı insan olmuyorsun ama Kalkınca düştüğün yerden; Sen bir umutla yine sakla umutlarını En derinine kiRead More

O

      O Ne çok ihtiyacım var zamana, Ömür, sıktıkça avuçlarımdan, Tutulmaz su gibi kaydı. Öyle döngüsel ızdırap ki bu, Dur burda dediğim her mutlu anı, Bir sebep bulup geri aldı.

DÜNYA

  Neresinden başlasam da üzmesem seni, Öyle belaya düçar ki bu kahpe pazar. Rayından çıkmış her söylemde, Sanki Habil’in bir parça kanı var. Sen sahte diye gülüşlere takılmışsın Oysa daha beteri, Tıpkı ağlamalar gibi yanlışlar. Hangi ara Herc-ü merc olmuş dünya, Neden Herkes çok eski günahlarda hemfikir. Nasıl garipsenmeden döner aynı dilde Bir yandaRead More

Kayıp

  Ne zor şey konuşmak insana dair… Sanmaktan değil, gerçekten konuşmaktan bahsediyorum. Bilmiyorum duygularımı belli edebilen biri miyim. Elbette bu da muhataplarına sorulmalı. Kim bilir kaç seni seviyorum, yeterince taşıyamaz diye duygularımı, kalbimde kaldı? Öldükten sonra dirilmeye iman etmişim. Kaybettiklerim için bende zemin bu. İçimdeki yokluk korkusunu; bu nimete iman derecesinde dengelemişim. “Hikmetinden sualRead More

Hayat

                Kırdılar yine, Olmazı gösterdiler her daim. Oysa olur diye hep bir çıkış kapısı vardı. Verdiklerini, vaadettiklerini ardında bırakarak, Kırdılar yine. Sanki başka bir ömrüm varmış gibi, Bunu bizim için yaşa dediler. Erdemli olan ne varsa konuşup, Yaşamaya gelince eğip, büküp güya realize ettiler. Kırdılar yine, İnsanlığıRead More

Kısır Döngü

Bizi anne şefkatiyle kandıran, Hep o kör memeden emziren, Kökü insan kadar eski, Öyle acımasız, öyle halden anlayan, Amasız, amansız bir ‘intikam’ var. Oysa bizim yaralarımız aynı. Biraz üstünü eşelesen, Rengi, cismi farklı gözüken Her kuytu köşede benzer inilti. Allah’ı kalabalıklarda kaybetmiş, Kalabalıklardan Allah’a kaçan, Bir olmazı oldurmak için, Israrla ve yorulmadan, Benin içineRead More

Kahrolsun Batı -1-

            Öküz Baş Alyon’dan beri Bizans ile aramda alaycı bir ilişki tesis etmiştim. Nasıl etmeyeyim. Savaş alanlarında askerlerimizin eğlence kaynağıydılar. Ne kılıç kullanmayı biliyorlardı ne de ok atmayı. Kahramanımız üçünün beşinin değil, otuz, kırkının kıçına tekmeyi tek başına basıyordu. Ne gidecekleri yönü biliyorlardı  ne de vuracakları adamı. Tezatlıklar diyarıRead More

Konuşurken Düşündüren

O biçim düşünürdü, sen konuşurken mesela. Senin cümlelerin hep ona çıkardı. Cümleni bitirmeni de beklemez, yarısından kendine bağlardı. Hazır sazı eline almışken, ben, onlar, bizler, elliler, yüzler hep onun için var gibiydik derdim içimden.     Öyle böyle düşünmezdi, senden, kelimelerinden, çıkarımlarından beslenirdi. Ne güzel, sen bir kitaptan, gazeteden, dergiden, filmden,mitingden, haberden toplar gelirdin,Read More

Bindallı Siyaset

Abi biliyor musun ben ne zaman sövsem konu siyasete kayıyor. Acaip bir özellik gelişti bende, kaldırımdaki aksaklıktan da başlasam, geç gelen otobusten de konuyu önce siyasete sonra sonra tek bir kişiye indirgeyebiliyorum. Bundan çıkarımlarım da oluyor, bu ülke Tek Adamın kaldıramayacağı kadar çok küfür ettiriyor. Büyük Meclisler kurulmalı abii bize, binlerce adamı binlerce odası, herkes elini taşın altına koymalı ve bu küfür bana galiba demeli sahiplenmeli. Bence bu tarz harcamalar göze çok batmamalı.

İnsan olmak…

Ayrılıkla bölünen zamanın, korunmayı dilenen yanında, sığınacak hiçbir şey bırakmadın. Benim bir bana kaldığım boşlukta, gönlümün kayda değer bulduğu tek teselli, İnsanın varlığı ve yokluğu, başka bir insana bağlı olamazdı…

Zor Soru

        Aynanın karşısında, hem de kaç kez, Kim bilir bu soru seni ne çok yordu. Aklın aşamadı bir türlü, “neden ben böyleyim?”de durdu. Çağın algısı mı kördü? Yoksa Rabbin mi zor sordu? Bilinmez belki; O kusur, seni av olmaktan korudu.    

Modern Zamanlar

Düşüncelerimin hızına yetişemiyor duygular. İçi bomboş tonla düşüncem olmuş. Hayat bulmak için anlamını bekleyememiş, sözcükler hemen doğmuş. “Seni seviyorum” demişim olgunlaşmadan. Bu yüzyılda zaman, duyguları yaşatmayacak hızda akıyor . Bir tıkla ağlıyor, ardından başka tıkla gülebiliyorum, gözyaşlarım kurumadan. Hepimizin ruh sağlığı bozuldu, yaşıyoruz sandığımız hayattan. Egosunu aşamamış psikologların kapısında, para odaklı yaşıyoruz. İnsanı çekmişlerRead More

Zor Zamanlar

“Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir.” Burası neresi? Hangi cam fanusa kapattık kendimizi? Acının, gözyaşının dokunmadığı. Çiçekten böcekten ve karı kız muhabbetinden seviyesi olmayan edebi metinler ürettik. Denedik fakat neyi niçin? Çok mu önemli ezberlediğimiz afili kelimelere takla attırmak. Oysa zaman belki de iki damla gözyaşının yettiği zaman. VarsınRead More

…Zamansız…

     Belki zamanıdır rafa kaldırmanın, iyiyi, güzeli, faydayı ve küsmenin, tavır almanın sevgiye. Demedim mi ben seversem ağır severim. Neye çarpsam hep kendimi üzerim. Öyle sıyırmak paçayı ayak üstü pansumanla, düşmeyi bilenlerin işi. Hep çocukça koştuğum için, çoktur yüzüstü kapaklanmam. Gardımı alıp bekleyemem, oyun bilmem. Saklanamam becerip, saklayamam belli edip. Her defasında hissedersin,Read More

İsyan

Her denizim fırtınalı, Nedir inadın bana Bir soluk almak için, Karaya muhtacım ya! Al sana dercesine, Her yanım kapkara. Göz gözü görmüyor, Her şey onlardan yana, Ve muhtacım diye ona Gülüp sallanan taka Sana minnet edenin, Batacaksan bat ula!!!

Bana Biraz Zaman

Bana biraz zaman, Başlayamam unutmadan. Yine yalnızlığa sığınırım Süzülür, dökülür, durulurum. Bana biraz zaman, Belki iyileşirim bile; kimse anlamadan, Güneş batmadan, geceye kalmadan. Bana biraz zaman, Neden bu haldesiniz diye sormadan, Düşünün bir kez, Hangi kopma, tamamlanır hiç acıtmadan? Bana biraz zaman, Normalleşemem, ağlayıp sızlamadan, Dolaşıp isyanın kıyısında, Yaratan ile arama, kimseyi sokmadan. BanaRead More

Şeyin Üç Beşi

Adına bakmaya üşendiğim… Bir kitapta ne olduğunu öğrenmenin, anlamaktan çok anlatmaya yaracağı için, bende garip bir his hasıl oluyor. Belki bu bencilliğin, belki de içindeki bir parça mahremiyetin bana vereceği lezzeti elimden alıyor.Uykularımı kaçırıp kaçırıp beni bir köşeye atacağını düşündüğüm his. Kökü neredeydi? Bu heyula nerede ivme kazanmıştı? Bölüp parçalamak mümkün müydü? Yoksa kolayaRead More