O

      O Ne çok ihtiyacım var zamana, Ömür, sıktıkça avuçlarımdan, Tutulmaz su gibi kaydı. Öyle döngüsel ızdırap ki bu, Dur burda dediğim her mutlu anı, Bir sebep bulup geri aldı.

DÜNYA

  Neresinden başlasam da üzmesem seni, Öyle belaya düçar ki bu kahpe pazar. Rayından çıkmış her söylemde, Sanki Habil’in bir parça kanı var. Sen sahte diye gülüşlere takılmışsın Oysa daha beteri, Tıpkı ağlamalar gibi yanlışlar. Hangi ara Herc-ü merc olmuş dünya,Read More

Kayıp

  Ne zor şey konuşmak insana dair… Sanmaktan değil, gerçekten konuşmaktan bahsediyorum. Bilmiyorum duygularımı belli edebilen biri miyim. Elbette bu da muhataplarına sorulmalı. Kim bilir kaç seni seviyorum, yeterince taşıyamaz diye duygularımı, kalbimde kaldı? Öldükten sonra dirilmeye iman etmişim. Kaybettiklerim içinRead More

Hayat

                Kırdılar yine, Olmazı gösterdiler her daim. Oysa olur diye hep bir çıkış kapısı vardı. Verdiklerini, vaadettiklerini ardında bırakarak, Kırdılar yine. Sanki başka bir ömrüm varmış gibi, Bunu bizim için yaşa dediler. Erdemli olanRead More

Kısır Döngü

Bizi anne şefkatiyle kandıran, Hep o kör memeden emziren, Kökü insan kadar eski, Öyle acımasız, öyle halden anlayan, Amasız, amansız bir ‘intikam’ var. Oysa bizim yaralarımız aynı. Biraz üstünü eşelesen, Rengi, cismi farklı gözüken Her kuytu köşede benzer inilti. Allah’ı kalabalıklardaRead More

Kahrolsun Batı -1-

            Öküz Baş Alyon’dan beri Bizans ile aramda alaycı bir ilişki tesis etmiştim. Nasıl etmeyeyim. Savaş alanlarında askerlerimizin eğlence kaynağıydılar. Ne kılıç kullanmayı biliyorlardı ne de ok atmayı. Kahramanımız üçünün beşinin değil, otuz, kırkının kıçına tekmeyiRead More

Konuşurken Düşündüren

O biçim düşünürdü, sen konuşurken mesela. Senin cümlelerin hep ona çıkardı. Cümleni bitirmeni de beklemez, yarısından kendine bağlardı. Hazır sazı eline almışken, ben, onlar, bizler, elliler, yüzler hep onun için var gibiydik derdim içimden.     Öyle böyle düşünmezdi, senden, kelimelerinden,Read More

Bindallı Siyaset

Abi biliyor musun ben ne zaman sövsem konu siyasete kayıyor. Acaip bir özellik gelişti bende, kaldırımdaki aksaklıktan da başlasam, geç gelen otobusten de konuyu önce siyasete sonra sonra tek bir kişiye indirgeyebiliyorum. Bundan çıkarımlarım da oluyor, bu ülke Tek Adamın kaldıramayacağı kadar çok küfür ettiriyor. Büyük Meclisler kurulmalı abii bize, binlerce adamı binlerce odası, herkes elini taşın altına koymalı ve bu küfür bana galiba demeli sahiplenmeli. Bence bu tarz harcamalar göze çok batmamalı.

İnsan olmak…

Ayrılıkla bölünen zamanın, korunmayı dilenen yanında, sığınacak hiçbir şey bırakmadın. Benim bir bana kaldığım boşlukta, gönlümün kayda değer bulduğu tek teselli, İnsanın varlığı ve yokluğu, başka bir insana bağlı olamazdı…

Modern Zamanlar

Düşüncelerimin hızına yetişemiyor duygular. İçi bomboş tonla düşüncem olmuş. Hayat bulmak için anlamını bekleyememiş, sözcükler hemen doğmuş. “Seni seviyorum” demişim olgunlaşmadan. Bu yüzyılda zaman, duyguları yaşatmayacak hızda akıyor . Bir tıkla ağlıyor, ardından başka tıkla gülebiliyorum, gözyaşlarım kurumadan. Hepimizin ruh sağlığıRead More

Zor Zamanlar

“Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir.” Burası neresi? Hangi cam fanusa kapattık kendimizi? Acının, gözyaşının dokunmadığı. Çiçekten böcekten ve karı kız muhabbetinden seviyesi olmayan edebi metinler ürettik. Denedik fakat neyi niçin? Çok mu önemli ezberlediğimiz afiliRead More

…Zamansız…

     Belki zamanıdır rafa kaldırmanın, iyiyi, güzeli, faydayı ve küsmenin, tavır almanın sevgiye. Demedim mi ben seversem ağır severim. Neye çarpsam hep kendimi üzerim. Öyle sıyırmak paçayı ayak üstü pansumanla, düşmeyi bilenlerin işi. Hep çocukça koştuğum için, çoktur yüzüstü kapaklanmam.Read More

İsyan

Her denizim fırtınalı, Nedir inadın bana Bir soluk almak için, Karaya muhtacım ya! Al sana dercesine, Her yanım kapkara. Göz gözü görmüyor, Her şey onlardan yana, Ve muhtacım diye ona Gülüp sallanan taka Sana minnet edenin, Batacaksan bat ula!!!

Bana Biraz Zaman

Bana biraz zaman, Başlayamam unutmadan. Yine yalnızlığa sığınırım Süzülür, dökülür, durulurum. Bana biraz zaman, Belki iyileşirim bile; kimse anlamadan, Güneş batmadan, geceye kalmadan. Bana biraz zaman, Neden bu haldesiniz diye sormadan, Düşünün bir kez, Hangi kopma, tamamlanır hiç acıtmadan? Bana birazRead More

Şeyin Üç Beşi

Adına bakmaya üşendiğim… Bir kitapta ne olduğunu öğrenmenin, anlamaktan çok anlatmaya yaracağı için, bende garip bir his hasıl oluyor. Belki bu bencilliğin, belki de içindeki bir parça mahremiyetin bana vereceği lezzeti elimden alıyor.Uykularımı kaçırıp kaçırıp beni bir köşeye atacağını düşündüğüm his.Read More