Baûda’nın Vızıltısı

   ” Benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız.” demişti Hz. Peygamber.

    Biz yalnızca işitmiş ve itaat etmiştik. “Sadaka Resulullah!” demiştik hep bir ağızdan. Allah’ın elçisi şüphesiz doğruyu söylemişti. Halbuki bu bir çağrıydı. Belki de tam anlaşılamamıştı, hiçbir zaman.  Davetti bilgiye. İnsan en çok bilmediğinden korkmaz mıydı?Çünkü bilmek; tanımak, sahip olmaktı. Bilinmezsen  yoktun, bilmezsen yok sanırdın. Ne menem şeymiş meğer bilmek! Zihnimize ektiğimiz, kendisini değil de dikenini sulayıp kendimize zulmettiğimiz bir fidan. Hayır! Köklerine dök suyu.Ve bir güneş hayal et mesela. Bırak ısıtsın içini bir tebessüm. İşte o zaman göreceksin her taraf güllük gülistanlık olacak.O kuru, dikenli fidan birbirinden lezzetli meyveler sunacak. Döktüğün bir kaç damla su bereketlenecek belki. Yağmurlar yağacak. Ardından dünya rengarenk tacını takacak. Toprağın kokusuyla sarhoş olup ıslıklar savuracaksın gökyüzüne. Gönül ferahlığında nağmeler dağılacak ıslaklığın zerrelerine.Sonra yumup gözlerini dualar edeceksin. Şükürler olsun! Her şeyin bilgisine sahip Alim Allah’a şükürler olsun! İşte o vakit deruni bir sızı yürüyecek ruhunun bahçelerine. Hicranı hissedeceksin tüm hücrelerinde, tek tek. Nemli gözlerle dudaklarından dökülüverecek bir zamanlar yazarın kalbinden kağıda düşen o sırlı söz: ” Yalnız hüznü vardır kalbi olanın.”

   Varlığına delil gibi, ruhunla bizzat tanışmış gibi göğüs kafesini çatlatmaya çalışacak kalbin. Fakat sen tekrar ve tekrar dokunacaksın bu kelimelere. Her dokunuş kurban edecek seni. Yaklaşacaksın. Yaklaşacak ve güzelleşecek… Sahi tüm bunlar olacak mı? Olmayacak. Sen uzaklara dalıp elindeki testiyi dikenlerin üzerine boşalttığını farketmediğin sürece hiçbir şey olmayacak! Bu yüzden artık uyan. Kır boş zaman testisini. Durma, al kendine yeni bir tane. Fakat dikkat et! Her şey bir testinin içinde. Köklerine dökeceğin ya Sokrates’in kadehi olacak yahut Hz. Hacer’in zemzemi. Aç gözlerini! Farkında bile değilsin. Bakıyor fakat görmüyorsun. Işıklar aldatmaya çalışıyor seni. Kulak ver! Duyuyor fakat dinlemiyorsun. İnsanlar aldatmaya çalışıyor seni. Ne yazık, Baûda’nın feryatlarını vızıltıdan ibaret sanıyorsun. 

    Bilmek demişti Hz. Peygamber. Bilmeye davet etmişti. İcabet et! Zira hiçbir şey bilmiyorsun.

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.