okculukda çekiş mesafesini ayarlama ve kepaze idmanı hakkında bazı notlar(1)

kepaze çekmek

bu yazının konusu:

  1. kepaze öncesi talim hakkında örnekler
  2. kepaze çekmek ve bazı önemli noktalar
  3. kepazeden yay çekmeye ve ok atmaya geçişden önce yapılması gereken çalışmalar
  4. çekiş mesafesini ayarlama çalışması hakkında görüşler

ilk olarak kepazeden önce, yahut kepaze çalışması yapılan süreçde yapılması gerekenler hakkında birkaç noktaya değinelim. günümüzde türk okculuğunun hobi boyutunda olması sebebiyle okculuk öncesi çalışma genelde atlanmakda yahut üstünkörü geçilmekdedir. ancak okculuğa olan ilgi ve ayrılan zaman artdıkca başdaki eksiklik nedeniyle geri dönüşü olmayan ya da çok zor olan sıkıntılar yaşanabiliyor. misaller çok:
nişan almakda zorluk, çekiş mesafesini ayarlama zorluğu, çekiş yerini (çapa noktası) ayarlayamamak, bilek titremesinden kaynaklanan isabet kaybı, yanlış mandal yapma, yanlış kabza tutma, hatalı-eksik duruş, yanlış bırakış, nefes al-ver yapmama, okculuğa başlarken yeterli bir ayak/duruş çalışması yapmama, yayı az germe, oku tirkeşden yanlış çekmek hatta nasıl çekileceğini bilmemek, oku yaya beslemeyi bilmemek, oka, kirişe, kabzaya bakmak, yayı indirmek ya da fazla kaldırmak… bunları sayfalar dolusu yazabiliriz. burada bunların hepsine değinmeyeceğiz. bunların hepsi ayrı çalışma ve disiplin isteyen, yerinde itina gerektiren konular. yazı boyunca yeri geldiğinde bunlardan bazılarına değineceğim, bir kısmı hakkında da faydalı olacağını düşündüğüm noktaları anlatmaya çalışacağım.

kepaze talimiyle başlarsak, kepaze öncesi talim de bunun parçasıdır diye başlayabiliriz. kısaca dört başlık altında toplayalım:
1. bilekleri güçlendirme

2. omuzları güçlendirme

3. kolları güçlendirme

4. kasları, tendon ve bağları güçlendirme

bilekleri güçlendirme çalışmasıyla başlamakla birlikte, bu dört çalışma biri diğerinden daha önemli olan, yahut biri diğerinden sonra gelen süreçler değildir. atbaşı giden ve birbirine bağlı şeylerdir. bu çalışmaların tamamını veya herhangi birini bir beden eğitimi ya da fitness hocasından öğrenebiliriz. ben, kendi bildiğimi ve okcu için gerekenleri yazıp takdiri size bırakacağım.

bilekler:

iki karış boyundaki bir çubuğa yere değecek boyda bir sicim bağlanıp elleri öne uzatarak kollar düzgün ve sabit tutulur. ipe küçük bir ağırlık bağlanarak ip çubuğa sarılıp geri salınır. günlük kişinin gücüne göre bür süre devam edilir. bu sürede kollar da sabit durmaya alışacak, omuz da rahat ve esnek olmayı öğrenecekdir. ok atma anında omzun kalkık olması ve çeneye yaslanması gerektiği görüşlerine katılmadığım için burda bahsetmeye gerek bulmadım. bu ayrı bir tartışma ve araştırma konusudur. benim kendi kanaatim omuzların daha esnek, seri ve kuvvetli olabilmesi için rahat pozisyonunda olması gerekdiğidir.

omuzları, kolları, tendonları güçlendirme:

yerden bir ağırlık alarak kaldırmak/taşımak. bu konu hakkında okuduğum kaynaklarda ayrıntılı tarif için yeterli bilgi olmadığı için bilgisi olanlara bırakıyorum. anlayabildiğim kadarıyla başlangıçda elde poşet vb. taşır gibi ağır kütük ya da odun taşıma, bir süre sonra da baş hizasına yahut daha yukarıya (halter gibi) kaldırma çalışılmış. günümüz yaylarında bu denli ağır bir çalışma gerekmediği için hem kolu ve omzu, hem de  kas ve tendonları yeterince güçlendirecek bir çalışmadan bahsedelim.

sol kol düz, gergin olarak duvara yaslanır, tıpkı yukardan ya da göğüsten öne (duvara) doğru yay gerer gibi itilir. sağ el ise bir makaradan geçen ve ucunda 10 okka kadar (yaklaşık 12.5 kilogram) bir ağırlık bağlı olan ipi tutarak çeker. birinci çekiş vücuda, yani omuz hizasına ya da göğüse doğrudur, ikincisi ise omuz hizasından ve yandan kalçaya doğru. ikincisi daha çok yan omuz kaslarını güçlendirecekdir. eskiden böyle 10 okkadan başlanarak torbaya konan ağırlıkda 40 okkaya kadar çıkılırmış (51 kg). sağ kol ağırlığa dayanmayı ve ağırlığı çekmeyi öğrenirken sol kol da (yayı) itmeyi ve sabit durmayı öğrenecekdir. sol kolu ve bilekleri zayıf olan, ve ilk başlarda kepaze çalışmasını yalnız sağ kolla yapan biri olarak bu çalışmanın iki taraflı yapılmasını daha faydalı görüyorum. çünkü sonradan sol kolu da güçlendirmek için çift kepazeye ve her iki elle de ok atmaya başladım, halen de sol bileği ve kolum gereğinden zayıf. özellikle sol elle ok attığım zaman okların daha fazla bir araya toplandığını gördüm. güçlü kol, daha iyi yay tutuyor. her iki kolun da aynı anda çalışması okculukda kas hafızası için çok etkili olacakdır.

bunların yanında kepaze ile ok atma idmanını ayırmak gerekir. yani ok çekişi ile kepaze çekişi farklı, ok duruşu ile kepaze duruşu (gerekliyse) farklı olmalıdır. mesela ok çekişi her zaman mandalla ve başparmakla yapılırken kepaze çekişi daima üç parmakla yapılır (çengel). çengelde en yaygın hata parmakların dikey değil yatay yahut açılı olmasıdır. normalde üç parmak da ingiliz okcuların çekişi gibi üstüste ve dik durması gerekir. öbür türlü gerilen (kiriş, serum) bükülürerek çekilir. kepaze çekişinin ok çekişinden ayrı olmasının bir sebebi de kepazedeki yanlışların ok atarken devam etmemesini sağlamakdır. bu yüzden kepazeyi ayrı, kiriş çekmeyi ve ok atmayı ayrı öğrenmek gerekir.

necmettin okyay

kepaze duruşu her zaman ayakları omuz genişliğinde ve aynı hizada tutarak olmalı. yay kolu ok atarkenkinin aksine sabit durmalı ve kulağa kadar çekiş yapılmalı. böylece hem sol kol kuvvetlenir hem de uzun çekiş mesafesiyle kaslar daha çok çalışır. bırakma da aynı hızda ve nefes vererek yapılır, bu da çekerken çalışan kasları çalıştırmaya devam eder. daha sonra ok atmaya geçince kişinin durumuna göre seçeceği duruş değişebilir. menzil, uzak puta gibi çok çekiş isteyen dallarda atanlarsa aynı pozisyonda devam ederse daha fazla çekiş sağlarlar. ayaklar düz ve açık olduğunda sol kol ve omuzlar daha açık olacağından çekiş mesafesi uzar. bir ayağı öne alarak yayın içine girmek isabeti ve de yay hakimiyetini artırır ancak doğal çekiş mesafesini azaltır. okcu buna göre tercihini başdan yaparsa ona göre ilerleme kaydeder. bu konu yazının ikinci kısmında daha geniş ele alınacakdır.

günde 50 (sağ ve sol) çekişden başlayarak ve haftada güce göre 5-10 artırarak devam edildiğinde birinci aydan itibaren hissedilir bir ilerleme yaşanacakdır. klasik kepaze talimi 500le noktalanır (yaklaşık 6 aylık bi süre) ancak günümüz yaylarında 200den sonra çoğu kişi yeterli güce ulaşacaktır. bu noktada önemli olan her zaman aynı ve hafif ağırlıkla çalışmakdır. çünkü katı yay germek her bünyeye göre değildir, kepazeyi sertleşdirmek ise katı yay çekecek kişilerin ihtiyacıdır. kepazede esas ise sertlik değil devamlılıkdır. her gün aynı tepmoda hafif koşu yapan, ancak her hafta biraz daha fazla mesafe ekleyen bir sporcu gibi kepazekeşin de kendini zorlamadan günlük çalışması ve düzenli olarak sayıyı artırması yeterlidir. en doğrusu da budur.

kepaze çalışırken atlanan önemli noktalardan birisi de kepazeyi yay gibi tutmaktır. kepaze çeken kişinin ilk öğrenmesi gereken duruş ise, ikinci öğrenmesi gereken yayı tutmaktır. bugün günlük hayatta ve işlerimizde işaret ve baş parmaklarımızı eski halklara göre çok daha fazla kullanıyoruz. dolayısıyla vücut hafızamız o yönde gelişiyor, yılların birikmişliği ok atarken çok fazla önümüze engel çıkarıyor. tarlada kürek kullanan, pamuk diderken sopa sallayan, elde çuval taşıyan, onu geçelim her gün kılıç kullanan ya da ok atan insanların kas hafizası elbette bizimkinden çok farklıdır. bu yüzden bizim o konuda ilave bir çaba harcamamız yerinde olur. kepazeyi serçe, yüzük ve orta parmakla sıkmak başlarda zor gelebilir. bunun için gün içinde ele bir çubuk alıp bir süre yay gibi sıkarak, ya da bir naylonun içine hamur gibi yumuşak birşey koyup sıkarak alıştırma yapılabilir. ben stres topunu sıkılı tutarak ve yuvarlak plastik sıksıkla çalıştım ve halen bunları elime aldığımda yay tutarmış gibi tuttuğumu farkediyorum.

kepaze taliminde gerekli bazı şeyleri de çekişle ve okla daha alakalı olduğu için yazının devamına bırakıyorum.

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.