Jardin du Luxembourg ve sancılar

Yalnız mısın peki? Evet.
Nicole’ün hazan bakışları düşüyor üzerime. Bitti. Başka konuya atlıyoruz hemen. Haydi. Yalnızım Nicole, gerçekten, hayır belki de abartmıyorum, belki de yüzünüze dokunduğu kadar acı, “Yanımda bir oyun var, istersen onu oynayalım” dediğiniz kadar yalnızım. Konuşun benimle Nicole. Siz de yalnızsınız. Size teyze diyebilir miyim? Kaç yaşındasın? Yirmi beş. Acınacak yaştayım değil mi, gri gözlerinizden geçenleri okuyacak kadar büyük, rüya şehirde yalnız başına gezmek için küçük, bu kadar beyaz saç için fazla genç.
Sinemaya gitmeyi sever misin? Yalnızlık sadece kendini sever Nicole.
Fransızca kelimeler. Anlamıyorum Nicole. Hiçbir şey anlamıyorum. Bal rengi, uzun boylu, vakur ve soğuk bir Fransız delikanlısının merhabasına cevap verebilecek kadar biliyorum dilinizi. Paris Camisi’nde, “içeri girmek istiyorum, dua edeceğim” dediğimde, adeta gözlerinin içi gülen, bir şey söyleyecekmiş gibi durup kelimelerini teker teker yutan Kuzey Afrikalı, Ortadoğulu buğday tenli gençlerin benimle İngilizce konuşmak için çırpındıkları kadar bile değil.
İngilizceyi çok güzel konuşuyorsun. Teşekkür ederim Nicole.
Ama insanları bir araya getirenin, kalplerini birbirine ısındıranın başka bir şey olduğunu adres tarif edercesine anlatabilecek kadar değil. Bilir misiniz, her şeyi Paris’e benzetiriz biz, görmeden bile. Her şeyin en güzeline benzeyen şehirde, sarımsı yeşil tenis topu Nicole, ağdan ağa, raketten rakete savruluyor. Güçlü adeleler, düzgün vücutlar. Sarışın bebekler. Bir türlü güven vermeyen zenciler. Bana ayırmayı öğrettiniz o oyunla Nicole, Fransızca bilseydim, ya da anlaşabileceğimiz herhangi bir şeyin dilini, bunu söylemek isterdim size. Okunaklı geldi yine işaretler gözüme.
Bunu da ayırabiliriz. Mavi üç. Kırmızı on iki. Bunların hepsini yan yana koyalım.
Ben aylardır, yıllardır ayrıyım Nicole, kendimden ayrı, bir başka parçamdan, diğer yarımdan, bedenim ruhumdan ayrı. Havalara dikkat et burada. Sen de kendine Nicole, erkeklere “Oynayalım mı?” derken bir dahaki sefere.
Kazandın bak, çok güzel oynuyorsun, şanslısın, acemi şansı. Yanılıyorsunuz Nicole, sadece kuralları biliyorum.
Yalnızlığın adımları maalesef her şeye uyuyor.

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.