Bu beyni Lamborghinileştirip mi saklasak…

Hiç anlayamadım…

“Aşkım bana bir Lamborghini alır mısın, ne olur” cümlesinden bir psikiyatr nerelere varabilir.  Etiler, Nişantaşı ve son günlerde dillerde Cihangirde dilenmek nasıl bir histir bilemedim. 2 milyon 500 bin TL lik araçtan inen birinden abi bir ekmek parası ile bir ekmek parası ve 2 milyon 500 bin ekmek parası arası kaç hayat var. Oysa veren el ile alan elin ortak noktası 2 milyon 500 binden çok daha fazla öyle değil mi?

Biliyorsunuz ama bilmiyorum dünyada glamborghiniarip şeyler oluyor. Sürekli yönümüzü değiştiriyorlar. Bir kafası karışıkların kafa karıştırdığı yer mi olduk, yoksa kafası berrakların kafa karıştırdığı yer mi.

Bize bulaşan her şeyi üstümüzde taşıyoruz, bir müddet sonra en sevdiğim tabirle “after a while” ve o bile bulaşık bana, şeylere isim verilen şeyler, kendilerinden şimdi çok uzakta, her şeyi sanki tözüne değmesin diye ondan uzakta yaşıyoruz, ve giderek tek tipleşiyor dünya. Farkında mıyız, farkında mı sanıyoruz ya da, ya da farkındalıklar arasında kaybolanlar mı en az farkında.  Neydi şu zihinleri berraklaştıran şey, bizim buralarda Arapça’ya dokunmadan kallavi yazı yazıla bilemez, “feraset” desem “basiret” desem bilmem ne kadar anladım konuyu ama lazım. Ne kadar da çok her şey luzumu üzerine üzerimizde. Barkotlanıp mı yollandık biz bilmem hangi fabrikasyonun kar marjı için sıradanlaşmış az kalite ürünleri miyiz. Eline alanın bir bakıp ya takdir edeceği ya da kaldırıp atacağı bir tüketimin bilinçli malı mıyız ki takdire oynuyoruz. Dışlanmak ne kadar sağlıksız ise dışlanmamak için dışlanmayacak olmaya çalışmak da o kadar sağlıksız. Bir Lamborghini ile insan nasıl dışlanmaz, nasıl yaparak sıradanlar Lamborgihini beyinlileşir ya da.  Yine soralım şimdi dilenen kim? Lamborghiniye uzanan el mi Lamborghiniye sahip beyin mi?

Kavramlar, eşya elimizde tektipleşiyor. İnsan tektipleşiyor. Tanrıyı öldüren Nietzsche değil her şeyi nesneleştiren, yaratılan her şeyi ve Yaratılmayanı, tekrardan adi bir nesne olarak yaratan insan beyni. Allah’ı araçsallaştıran, atı, evi, yatı, eşi, anneyi, babayı, okulu, makamı her ne ise onu o olmaktan çıkarıp nesneleşen beyninde, aksesuarlaştırıp kendini teşhir edip sattıran ya da pahalı etiketi vurdurup aldırtmayıp yine sattıran.

 

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.