Kısır Döngü

derviş yalnız

Bizi anne şefkatiyle kandıran,

Hep o kör memeden emziren,

Kökü insan kadar eski,

Öyle acımasız, öyle halden anlayan,

Amasız, amansız bir ‘intikam’ var.

Oysa bizim yaralarımız aynı.

Biraz üstünü eşelesen,

Rengi, cismi farklı gözüken

Her kuytu köşede benzer inilti.

Allah’ı kalabalıklarda kaybetmiş,

Kalabalıklardan Allah’a kaçan,

Bir olmazı oldurmak için,

Israrla ve yorulmadan,

Benin içine gizlenmiş, bizle yaşayan bir ruh.

Siz ne derseniz deyin,

Bizim yaralarımız aynı.

Her sonda o olmadığını fark ettiğimiz,

Kitlenin peşine takılıp boğarak öldürdüğümüz,

Hiçbir masum canın içinden çıkmayan,

Helali haram, haramı helal kılan o vahşi hal.

Bakmayın siz, bizim yaralarımız aynı.

Hakikati ne kolay bulduk ucuzluğu,

Her şey kötü giderken birden kurtulduğumuz,

Bizim için gönderilmiş kurtarıcılar.

Zahire tav olduğumuz yobaz Müslümanlık,

Boyuna posuna, sayıya kurban olan Müslümanlar,

Hiç aramadan bulmuş gibi;

Neyse o bizimle olup hep eksik olan,

Neresinde taşırsan taşı kalbin, acıtan

En hakiki teslimiyetlerin bile zor sorusu,

Neredesin Ey Rabbim.

 

 

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.