Modern Zamanlar

Düşüncelerimin hızına yetişemiyor duygular. İçi bomboş tonla düşüncem olmuş. Hayat bulmak için anlamını bekleyememiş, sözcükler hemen doğmuş. “Seni seviyorum” demişim olgunlaşmadan. Bu yüzyılda zaman, duyguları yaşatmayacak hızda akıyor . Bir tıkla ağlıyor, ardından başka tıkla gülebiliyorum, gözyaşlarım kurumadan. Hepimizin ruh sağlığı bozuldu, yaşıyoruz sandığımız hayattan. Egosunu aşamamış psikologların kapısında, para odaklı yaşıyoruz. İnsanı çekmişler aradan. Kedi sev, köpek sev, çiçek sev, doğayı sev, fişleriyle eve dönüyoruz, zira “Ali topu bırakmış, İnsanlık tümden topu atmış”.

Zihnimiz bin parçaya bölünüyor, yapmamız gereken o kadar şey söyleniyor ki; hepsi yığılınca üst üste, önceliklerimiz karışıyor, seçemiyoruz. Birilerinin istediği hayatı, bizim diye yaşıyoruz. Bu kargaşada, kendimiz hariç, her şeye bir tıkla ulaşıyoruz. Herkes fısıldıyor, bu yediğin çok güzel elma diye ama, sesler kesilecek ve elimizdekinin ayva olduğunu fark edeceğiz.

Hiçbir şeye vaktimiz yetmiyor, “haz”, “huzur”, zaman meselesi bekleyemiyoruz. Yarısında, aynının diğerine geçebiliyoruz. Her şey hızlanmış ya bu devirde, derin bir şeylerimizin olmasına vakit yok. Çok eskide kaldı, inandığı değerlere adanan ömürler. Ne Medine’yi savunacak Fahrettin Paşa gibi vefalıyız, ne de dağı delecek Ferhat kadar tutkulu. O iş belediyenin işi bu devirde deriz, mantık evliliği ile (Şirin kusura bakmasın) başka gönüle geçeriz.

Çok şey biliyoruz, bilgiye hızla ulaşıyoruz, hızlı yaşıyoruz , maddi ve manevi her şeyi tüketmede sınır tanımıyoruz da; neden sormuyoruz?  Nereye gidiyoruz?

Globalleşmedik mi biz ? Sevgilerimiz farklılaşmıştı da acılarımıza ne oldu. Neden ölen her masum hepimizi üzmüyor…

Nasıl bir yarışın içinde bulduk kendimizi? Boğazımızdan lokmamızı alıp, sonra uzattığınız yardım elleriniz, kan kokuyor, petrol kokuyor ve tutmak istemiyoruz. Midemizin bulanması hep bu yüzden.

Her şeyi ya kendimizde kaybettik ya da kazandık…

Süper güç oldum ben diyorsan, yıllarca çalıştım zengin oldum diyorsan, mastırlar, doktoralar yaptım, kocaman oldum diyorsan, bu bir farklılaşma yarışıydı, ben kazandım, kimseyle bir şey paylaşamam diyorsan… Neden insanı, çiçeği, böceği, eskisi gibi sevemiyorum deme… Hasarlı kalpler hep bozuk sevgi üretir de ondan…

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.