Bedelin Esareti

Yıllar henüz beni akıllandırmamış ki birşeylerin daha iyi olabileceğine dair kuvvetli inançlarım var o sıralar. Aşağı yukarı 2011. İstanbul’un en güzel amfisinde, bir hoca ders anlatıyor, ben ise bir ensede kaybolmuşum. Günlerden Paraskevi, ben namaza gitmemişim Kıbrıs meselesinin iç yüzünü dinlemek için. Çantasından bir dal parçası çıkarttı ve dedi bu dal parçası Magosa’dan. Gözü yaşardı. Benim de gözüm yaşardı. Hayrandım güzelliğine, hevesim kursağımda kaldı. Çünkü onun Türkçesi, benim İngilizcem ve ikimizin Fransızcası Kıbrıs meselesini çözebilecek kadar iyi değildi. Sonradan öğrendim Midilliliymiş.

Hikmet Çaybükü buradaki yazılarından kazandığı parayla bedelli askerlik yaptı. Askerlik yemini etti ömür boyu bir asker olacağına dair. Geç ergenlik döneminden hemen sonra gelen orta yaş bunalımlarımın bir parçası olan anayasanın 72. maddesinde bildirilmiş askerlik hak ve yükümlüğümü yerine getirdim.

Askerlik dininin münafığı olduğumu daha nizamiye kapısından girerken anlamış olacaklar ki herkes bana senin burada ne işin var dedi. Sürdürmeye alışık olduğum yalan türlerinden olduğu için “Olur mu!” dedim, “ben uzun dönem yapmak istiyordum hep, bu üniforma hep hayal ettiğim şeydi.” İnanmadılar. İnanmadıklarını anladım. Anladığımı anladılar. Anladıklarını anladım. Tekfir edemezler ben antimilitaristim diyene kadar.

Nizamiye’den içeri giren en son kişi ben olduğum için normalde kalabalık sırada herhangi bir kişi olarak yaşanan süreci tek başıma ve kendim olarak yaşamak zorunda kaldım. Kendi başına olmak bir askere göre değil. Bir asker hiç kimse olmalı. Bir askerin sevmediği yemek olamaz. Bir asker asla sinirlenemez. Bir asker asla erkek ya da kadın olamaz olsa olsa evlat olur. Bir asker asla horlamadan, kötü kokudan rahatsız olamaz.

Askeriye değerlerini aktarırken önce bireylerin sesini kısar. İki ibadet, bir duadan başka bir şey yoktur. Sol ve emredersiniz komutanım ibadetlerdir. Bir maruzatım var da duadır. Ne kadar gür sesle ibadet edersen duan da o derece kabul görür. Sesin kısılması senin karaktersizleştiğine işarettir. Buradaki karaktersizlik insanın kötü bir karaktere sahip olması olarak anlaşılmasın. Bir hiyerarşi içinde erimek kaybolmak olarak görülüp öyle değerlendirilsin.

Yanaşık düzen eğitiminde manga, takım, bölük ve tabur sistemini anlamak sizi hayal kırıklığına sokabilir. Çünkü Metehan’ın kurduğu onluk sistem tam olarak bu değildir. Her dinde olduğu gibi zaman askerliğin kavramlarını da farklı anlam hiyerarşileriyle tekrar tekrar kurgulamıştır.

İyi bir asker çocuksu olur. Söylenenlerin arkasını asla sormaz. Avuç içini neden görmemeli komutanlar ya da neden sol ayak veya neden bitişik parmaklar sorma itaat et. Bunların hepsi safsatalara ve takıntılara dayanan fetişlerdir. İtaat etmezsen aşırı tepki görürsün, çarpılırsın.

Bir mermi silahla ateşlenirken o kadar fazla mekanizma işler ki, mermi hedefe saplandığında fail kimdir kolayca belli olmaz. Herşey sanki kader olaraktan gerçekleşmiş gibi gözükür. Yani her asker sanki bir kehanetin parçası olarak ölür veya öldürür. Bir erin bir kamyondan bir tankın bir kasaturadan farkı yoktur. Herkes üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmek zorundadır.

Erler çoçuksudur. Bu yüzden panik yaşarlar tıpkı ilk ereksiyonlarındaki gibi askerde bir süre hiç ereksiyon yaşamayınca. Erkeklik güzel bir şeydir. Fakat ortalama insanlar için şekilsel bir şeydir. Ereksiyonsuzluk erlerin diline vurur. Kimisi pisuvara bir kadının kafasını sokup onu 30cm olduğunu iddia ettiği penisiyle tatmin ettiği gospelleri okuyarak gidermeye çalışır erkeklik korkusunu. Kimisi ise dışarıdaki hayatında evlenmeden önce kaç farklı ırktan hayat kadını ile birlikte olduğunu tespit etmeye çalışır. Şunu da belirteyim, mastürbasyon böyle bir ortamda işe yaramaz. İyi bir asker yalnızca üstlerini tatmin eder.

Ben askerliği beni dünya derdinden uzaklaştıracak turistik bir seyahat olarak kurguladım. Tibet’e hayatın anlamını bulmaya giden zenginlerin bakış açısı seviyesinde bir bakış açısıyla baktım tüm kolorduya. Hayat dışarıda bensiz devam etti. Yazılarımı önce hasretle beklediniz sonra yavaşça tedirgin tedirgin beni unuttunuz. Hikmet Çaybükü bir süre sonra yeniden bildirdi.

About

View all posts by

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.