FAŞİST

Ȳ

“Sen neden insanların düşüncelerine saygı duymuyorsun? Bu soru bana hiç sorulmadı. Doğru bir şekilde fikrimi ifade edemedim çünkü hiç. Bir kere ilkokulda hocam biz faşist bir eğitim mi alıyoruz demiştim. O zaman 1984’ü okumuştum. Ne faşizm biliyordum ne de eğitim ne demek. Hikmet Çaybükü olarak biliyorum, şu an ben faşist değilim.

Sene 2013’tü. İçim öyle buruktu ki! Kazandığımı zannettiğim herşey bir bir elimden gidiyordu. Ülkede tam bir barış havası vardı. Sonra geçti. Bana değer veren herkes askere yazılmıştı. Kellelerden küleler haberleri yayılmıştı. İnsanlar benim onlara biçmediğim rollere girivermişlerdi. Ben yalnızca evden çıkmıyordum. Param bitmişti. Yoksunluk çekiyordum. Önceki yazılardan birindeki uyuşturucu bir metafordu. Ben uyuşturucu kullanmadım hiç. İnsanlara inandım ama. Cidden insana inandım. Gördüğüm şeyler inandıklarımla çelişiyordu. Bildiklerimi doğruluyordu.

Olan şuydu. Bir üniversite öğrencisi çocuk hocalarım bana gereksiz yere ciddi ciddi ağır hakaret ediyor ve ben bu durumun doğru olmadığını düşünüyorum ve ben cidden tek değilim dedi. Bu hergün olan bir şey değildi. Bu olay büyüdü de büyüdü. Öğrenci linç edildi. Beni haketmediğim şekilde pohpohlayan iyi insanlar bir anda yağmaya başladılar. Üniversite, hoca, öğrenci anlayacağınız gerçek yara bir anda yok oldular. Olmayan yaralar fışkırdı. San ki makyaj yapılıyordu sokaklara. San ki diyordu herkes herşey güzel olacak. Sanmam dedikçe yalnız kaldım. Mesele sistematik bir şekilde tüketilen ömürler değil diyordu herkes. Mesele bu hariç herşeydi. Sokakta kendimden nefret ediyorum diye bağıranlar bile vardı. Bense bu yangın taşıma suyla söner mi diye bir deney yapıyordum. Yangın herşey yanınca bitti. Tüm hafızası ile birlikte tükendi bu olay. Ben taşralıydım. Aklımda sadece bu his vardı. Kalbim tıpkı şehre ünlü olmak için gelip kötü adamların elinde oyuncak olan genç kadınların filmlerindeki gibi kırıldı.

Ben aşık oldum yıllar önce 2013’te. Tüm kahramanların gözü aşkla körelir bir ara illa ki. Aşk herşeyi affeder. Affetmek tüketir. Tükenen umutlar değil ömürdür. Bu döngü ölümsüzdür. Aşk bir metafordur her zaman.

Toplumsal şiddet bir tarafın bir tarafa uyguladığı bir şey değildir. Herkesin herkese uyguladığı şiddettir. Eğer siz birini korumak için başka birine şiddet uyguluyorsanız akla acaba başka yol mümkün müydü sorusu gelir. Şiddeti bir şekilde şu hakediyor derseniz sokaklarda patlayan bombaları da bir kaç kelime oyunu ile meşrulaştırmış olursunuz. Ama bu dediğim gibi bir kelime oyunudur. Şiddetsizlik de şiddet gibi ancak toplu bir şekilde yürekten yapılırsa kelime oyunları ile çürütülemez bir hale gelir. İnsanlar kavgada yumruk saymayı ve mağdur olmayı severler. Size en başından beri sadece mağduriyetimi anlatıyorum.

Her çete dalkavuktur. Bazıları daha dalkavuktur. Bazıları daha da dalkavuktur. Ne yapayım ben bir güçmüşüm. Temsil ettiğim şey; potansiyeli düşük ama pohpohlanırsa haketmediği yerlere gelip sapıtan ve kamuoyunu meşgul eden nice insanmış. Etrafımda paramiliter  çeteler çöreklenmiş. Odak ben olmaktan çıkınca bu çeteler tırnak çıkarttı. Kaşıya kaşıya yara yaptılar heryeri.

Size şöyle anlatayım. Benim hayatımda bir kere gördüğüm bize akraba olan bir aile var gözlerine perdeler inmiş 4 insandan oluşan. Bu perdeler onları kör yapmıyor. Onların hayatlarını trajedi yapıyor. Dışarıdan bakanlar içerde kopan fırtınaları, dökülen kanları değil yalnızca gölgeleri görüyor. Bu dört insandan biri anne biri baba biri abla biri erkek kardeş. Annenin yanaklarında ayakkabı ayağa vurunca çıkan yaralardan var. Her anne gibi haketmediği kadar kötü hayat yaşıyor. Babanın zeka seviyesi çok yüksek. Karısını sevmiş. Fakat toplum bu adamı yavaş diye safça olarak tanımlamış. Bu adam ancak basitçe yapılabilecek işlere layık görülüyor. Ben onu gördüğümde düşünün avagadro sayısı nasıl hesaplanır bunu düşünüyordu. Abla tam bir histerik. Saniyeler içinde 8 farklı duygu çıkıyor içinden. Hayatını anne, baba ve kardeşine adamış. Kardeş kekeme. İlkokulda ayaklarının dibine bir trafik kazasında kopan bir kafa yuvarlanmış. Arkadaşının kafası…” Şarkılara, şiirlere, şairlere kanmayın. Burda anlatılanların hepsi yalan.

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.