Hepsi Gerçek

” Hikmet Çaybükü’nün hikayesi anlatılırken arttırılmış gerçeklik teknolojisi kullanılmaktadır. Hikmet Çaybükü bir realite yani gerçek şovudur. Otis Abi gibi bir yaşam tarzı pohpohlaması değildir. Ya da Acun’un yaptığı gibi olmayan bir şeyi varmış gibi gösterme çabası değildir. Hikmet Çaybükü eski Türkiye’nin cumhurbaşkanları gibi siyaset üstü bir kimliktir.

Onun hikayesi olanın olduğu gibi aktarıldığı bir mecra değildir. Onun hikayesinde, olan zaten olmuştur, olmakta olanın içine geçen olmuşları, ve az sonra olacaklarla ilgili kaygıları, yani olmuşların olacaklara tesirini çok rahat fark edebilirsiniz. Fakat hikayeyi cazip kılan şey; onun sizi ikna edebilmesi için, ona inanmanız gerekmez. Onun hedef kitlesi Müge Anlı ve Esra Erol ile aynıdır. Yani onun da dünyasında avukatlar hem toplumsal mesaj vermeli, hem de dolma tarifi.

Hikmet Çaybükü ‘r”leri söyleyemez. Her manada orta halli birisidir. Yalnız biraz şeydir. Nasıl desem, şeydir işte. Keşke ‘şeydir’in telaffuzunu notalara dökebilseydim. Bir keresinde çocuğum olursa adını bir ıslık melodisi koymak istemiştim. Hatta ıslığı bir gün boyunca unutmamak için çaldığımdan dudaklarım çatlamıştı. Birilerine bu fikrimden bahsettiğimde bana çok “şeysin” demişlerdi. Bu işte böyle bir şey. Onu tam anlatamıyor oluşumuz, anlattıklarımızdaki boşluklar ve çelişkiler olayı ciddiyetle ve tarafsız bir şekilde ele almamızdan kaynaklanmaktadır. Yani birisinin arkasından konuşmak çok yönlü bir şeydir. Önce karşınızdakilere bir yem atarsınız. Onlar o yemi yutmazsa muhabbet başka yerden devam eder. Yemi yutarsalar, şayet, günahı paylaşmak için biraz siz söylersiniz biraz da o…”Yâ eyyyuhâllezîne âmenûctenibû kesîran minez zanni, inne ba’daz zanni ismun, ve lâ tecessesû ve lâ yagteb ba’dukum ba’dâ, e yuhıbbu ehadukum en ye’kule lahme ahîhi meyten fe kerihtumûhu, vettekullâhe, innallâhe tevvâbun rahîmun.” aklıma gelir böyle anlarda. Kendimi alıkoymaya uğraşırım. Hikmet Çaybükü hakkındaki zanlarımdan ziyade emin olduklarımı paylaşıyorum. Hani arkasından konuşma dendiğinde ben yüzüne de söylerim ki ne olacak diyenler var ya, işte bu öyle bir şey değil. ” Ayete referans verince bir ürperti geldi, acaba birisine bir şey mi oldu diye bir kaygı düştü içime, gözümde bir tabut üzerinde bir bıçak, bünye bağlamından kopuk zikretmeye alışmış. Bu arada bizim kültürümüzde zombiye karşılık buldum dedikoducu!!! Bu yazının asıl ismi “Dış Gözlem”

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.