Hikmet Çaybükü

“Az önce ‘Yaşıyorum! Ama…’ dedim. Çok üzüldüm. Böyle bir ifadeden sonra ne denir ki. Ancak biri nabzıma bakıp “Ölmüş.” dese bir anlam ifade eder o “Ama” normalde. Ama ben  “Hikmet Çaybükü’yüm.” Bu yüzden üzdü beni bu ifade.

Bu bana ait okuduğunuz ilk yazı ise beni Burhan Altıntop’a benzetmemeniz normal. Ben Nişantaşı’nda çok vakit geçirdim. Ama beni orası olduğum gibi kabul etti. Çünkü ne aksanlı konuşuyordum ne de obsesif kompalsif bozukluklarım vardı. Burhan Altıntop’un erken yaşamının filmi “Babam ve Oğlum”dan çok daha kaliteli olurdu. Sadri Alışık oynamalı ama… Ya düşünsenize bir adam yaşamaya uğraşıyor ve “ama” diyor. Eğer beni Başkan olarak seçerseniz bir ara, istifa etmeden önce anayasaya değişmez madde olarak “Birbirimizin ağzına sıçmayacağız. Sabahları insanlara gülümsemeyen güvenlik soruşturmasını geçemez. Yasak masak yok, vallahi insan gibi duracağız. Acıklı bir şekilde “ama” diyenlere ihbar usulü bir maaş ikramiye verilir. İlköğretim, ortaokul ve liselerde sınıflarda çıplak ayakla gezilecek, sınıfsız ve imtiyazsız bireyler ancak böyle olur. Ayrıca zenginler insan içine çok karışmayacak. Kimsenin göremeyeceği zamanlarda trafiğe çıkabilecekler. Bir imam eğer youtube videosu çekecekse baştan ben gerekirse kıvırırım benim temellendirilmiş bir görüşüm yok diyecek. Din, devlet, sanat, felsefe herşey birbirine geçsin, suratı ekşiyenleri sarılıp öpün. ” Şiddet içermeyen direniş bence saçma. Direniş saçma her türlü. Yani tam olarak nasıl ifade edeyim. Ben Hikmet Çaybükü’ yüm. Ne varım ne yokum, tamam kabul. Sizin olduğunuz dünyaya giriş çıkışlarım var. Ben bazen bir bilincin altına sıçışıyım, yani bir çoğunuzun rüyası gibiyim. Bazen de gerçekten daha gerçeğim.

 

Bugün bir amcayı aldım yolda. Yolunu kaybetmiş avare. Nasılsın dedim. Sorma gözüme iğne vuruyollah evlağdım. Şimdi vurdular mı amca dedim. Yok ilacı aldım, ezzaneye veğdüm, buzluğa atıyağllağmış, her ay ikü kerene geliyoğh. Koca karı bıktı artıkın, ölürsem öleyim dedi, durmadan pili biteyyo. Sende şeker mi var ondan mı bu göz iğnesi dedim, yok ödüm mü ne vağmış, iğne tadavisi yapayoğlla. Evlatların yok mu amca. Var hepsinin arabası da var çalışıyolla. Biri mağndıracı ötekiyin dükkanı var. Torun? Bak biri şu yurdda kalayyodu, geçinemedi orda. İki tane var, 101 mi ne orda çalışıyo. Amca nereye gidecen tam. Turgutreis yazanesine. Tamam götüreyim seni bak bu benim ev. Bakhele burda evler 200 olmuş doğru mu? Amca benim ki etmez ama var yani. Ben 130 a aldım çocuğa 5. Kat. Asansör var ama yangın çıksa ölcez. Onu satıp burdan alayım çocuğa dayre. Telefon çaldı amca ciddileşti. Tamam, tamam demeye başladı. Aklıma meczuplar Allah’ın ajanı lafı geldi güldüm. Bu değil de başka yaşlı geldi, o çift taraflı çalışıyor gibiydi. Amca boşver çocuğu gez toz eğlen yaşa dedim. Yüzü büzüldü. Şurada indireyim seni dedim. Çay, çorba söyliyim sana evladım olmaz ki böyle dedi. Yok saol işim var amcacım, selametle dedim. “asıl adı durumdan mütevellid bir olay

 

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.