orgazm

“Sabah uyandım. Aç karna rüyalarımı yazdım, sonra bir kahve içip biraz yürüyüşe çıktım. Bir kaç tane gazeteyi toparladım. Hava çok soğuk olduğundan iyice ayıldım. Kahvaltı yaptım. Gazeteleri okurken biraz çay içtim. Memleketin hali içime serin sular serpti. Ellerim titredi yine eski alışkanlığım olan yazılardan yazdım ama daha seyreldiler çok şükür. Şimdi iyiyim kendime geldim. Ben Hikmet Çaybükü, her şeye rağmen yeni hayatımın güzel günlerinden birisindeyim. Az önce bir gazete yazısında dikkatimi çekti klitoral orgazm’ı adet edinmiş kadınlar çocuksu oluyorlarmış. Keşke her çocuksu kadına sen net bu yüzden böylesin diyebilsem yine…….. İyiyim geçti devam edeceğim. 

Titreme krizleri yaşadım yine dün gece. Büyük sözler gördüm rüyamda. Kocaman sözler. Benim yaşadığım şey bir çeşit trauma sonrası kaygı bozukluğu durumu. Herşeyi en başından anlatıyorum. Ben 2010 yılında bir rüyama istinaden, İstanbul’a yerleştim. Rüyamda bir mezarlıktaydım. Kafamı kaldırıyorum aynı bahçenin içinde bir kilise var, fakat sarmaşıklı yüksek duvarlar içinde. Duvarlardan birisinde bir delik var o delikten geçiyorum, önce gözüme güneş geliyor, sonra ezan sesi duyuyorum. O zaman ben bu rüyamı cami ve kilise arasında bir ev tutup orada yaşayacağım şeklinde yorumlamıştım. Malum, dinler arası diyalog söylemiyle bilinç altına girilebilinen dönemlerdi.

Ben 2011 yılında büyük bir patlama yaptım. Yahu ben bir ortama girince sanki ağır çekim oluyor, herkes bana odaklanıyordu. Allah sizi inandırsın, bir kere kalabalık bir ortamda tutamadım gaz çıkardım, çünkü saçlarımdaki beyazlar neymiş göğüs kıllarımla iyi gözüküyormuş, iki üç düğme açmazsam içlerinde uhde olurmuş. Yahu gaz çıkardım. Bana ne anlatmak istiyorsunuz yani şimdi dediler. 2011 yılı benim için böyle bir yıldı. Sürekli insanlar bana birileri ile alakalı, bir şeylerle alakalı fikirlerimi soruyordu. Ben de maksimum bir bilemediniz yedi cümlelik cevaplar veriyordum. Başımdan savıyormuş gibi yapmayınca beni ciddiye almıyorlardı. Yahu gecenin saat üçünde evime mankenler, şarkıcılardan tutun da üniversite öğrencileri, doktorlar kadınlı erkekli gruplar, Fritz the Cat gibi olmuşum ama para da var. Hem de baya. Bu arada ben onlara aseksüel olduğumu ilan ettiğimde benim için yapabilecekleri bir şeyler olup olmadığını iyi niyetle öyle fazla kere sordular ki… Hiç bitmeyecek sanırdı başkası olsa.

Ben nasıl olduğunu anlamadan bir çeşit guru olmuştum. Yani bu rüya ile İstanbul’a gelip yerleşme hikayem onlarla tanışmamla birleşiyor ve herkes benim o rüyama bir bir eklemleniyor, bazıları tam net bir tarih istiyorlar o rüyayı gördüğüm gün için, kimisi ayda bir o rüyayı görüyor ve her gördüğünde benden bir yorum yapmamı istiyor. Ama patlamanın asıl sebebi ilk ince kitabım olan “Hayat Felsefem, Özlü Sözlerim, Hikayelerim’ müstear ismindeydi. Yani eski hayatımın reklamını yapmak istemem, ben o hayatın ekmeğini yemek istemiyorum artık.

O kadar çok sattı ki o kitap, inanamazsınız. Oturduğum camsız penceresiz evi almaya karar verdim. Nereden bileyim 2013’te her şey bitecek. O aralar bir hemşire kıza aşık oldum.  Evi satın alır almaz yanıma taşınmak istediğini söyledi, aslında o zamanlar aşık değildik birbirimize. Kirasını bunun ödediği bir eve bir şarkıcı ve aynı zamanda motor tamircisi bir herif tebelleş olmuş, bizim bu kızcağız ne zaman kendini ifade etmeye kalksa Allah sizi inandırsın, bu Kamil ile kendini yatakta çıplak buluyormuş. 2013’te evden çıkarken benden helallik istedi, ona çok şey öğrettiğim için. Kendini kız yurdunda gibi hissetmiş.

Yukarıdaki albüm tüm dünyaya hitaben bir vajinal orgazma davet albümü. Yani yanlış anlaşılmış bir olgunlaşmaya çağrı falan herhalde. Kapakta bir şırınga var. “Çocuklarınızla aynı yatakta yatmayın. Çocuklarınıza psikolojik tacizde bulunmayın.” gibi mesajlar var herhalde burada. Bilmiyorum. Benim bir arkadaşım vardı, ne zaman boğaz trafiği olsa kendini kanser olacak sanırdı. Çünkü o arada kaybedilen vakitte radyoda sağlık programlarına yetişirdi arabanın içinde. İyi niyetle rahatsız hissettirmek için yapılmış bir albüm, çok da matah değil. Bu daha güzel.

Benim titreyerek uyanmalarım ilk 2013’te başladı. Bana yabancı olan yazı çeşitleri yazmam gerektiğini söylediler. Yazdığım ilk tiyatro oyununda başrolü o zaman henüz ünlü olmayan fakat ilk üstsüz filmini çevirmiş bu günün ünlü bir kadın oyuncusu oynadı. Tepkiler iyiydi. Ben ise bir avucun içindeymişim, birisi sanki beni cebinde taşıyormuş, ya da bir daha asla yazamayacakmışım gibi hissedip duruyordum. Etraftakilerin ilgisi neden kesildi şimdilik anlatmak istemiyorum. En başından demiştim ya hani bu başın daha da bir başı var. Ama zamanla…!” Bence bunun adı Orgazm Kalabilir, Çünkü Yeterince Saptırıcı Bir Başlık.

 

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.