Zor Bir Memlekette Büyümek

” Hikmet Çaybükü zor bir çevrede büyümemiş bir insan. Büyüyemedi çünkü Lamarkçı evrimin hakim olduğu bir çevrede kurtuluş çok da geniş olmayan bir ihtimaller kümesi teşkil ediyordu. Yani yalnızca boynu uzayanlar hayatta kaldı ve onlar zürefa oldu ve geri kalan herkes öldü. Öldüler ama nefes almaya devam ettiler. Bakın Hikmet’e nasıl da can çekişiyor karşınızda. Varlığını ispat için atmadığı takla kalmadı. Fakat o bir zürefa olamadı. Çünkü boyu güdük kaldı. Ve onun sevdiği elmaların yetiştiği ağaçlar da o kadar uzun boylu değil. İçin için kıskanıyor zürefaları. Çünkü farketmişsinizdir işi gücü zariflerle.

Hikmet 1988 yılında Maraş’ta dünyaya geldi. Annesi ev hanımı, babası şairdi. Ama hiçbir şiiri karısına değildi. O zamanlarda aşk, eş onun şiir dünyasında karısından daha büyük fakat onu kapsamayan bir alanı tanımlamaktaydı. Onun için Dünya yalandı. Hikmet nasıl doğdu derseniz muhtemelen reddedilen bir şehvet gecesinin beklenmeyen bir meyvesiydi. Hem “Lamark falan diyorsun hem beklenmeyen meyve, burada bir çelişki yok mu?” demeyin. O günkü günde o çelişki yoktu. Maraş’ta o zamanlar şiir dondurmadan daha meşhurdu.

Hikmet’in Babasıyım ve Bu Benim Son Şiirim

Ay gibi günler ay!

Saatler dakika gibi,

Haydar Haydar!, Haydar Haydar!

Çok güzel duruyor İslamın Serüveni

Yeşil zarfın içinde 3 cilt

Oku babam oku belki anlarsın

Çok kötü çevirmeni

Yayıncılıkta çok para vardı bir zamanlar.

Biz harcadık ömrümüzü dostlar kazandı

Kazan doğurdu, inandık, ölüm nedir bilmezken.

İlmek ilmek söktük çözüm ararken Hikmet’in kazağını

Fare ile paylaşırken tasını tarağını

Haçlılarla didişene deli denmezken

Çaybükü’nde medeniyetin 20lik dişlerini çekmiş

Dedem, berber iken,

Pireler tellal iken,

Ben devenin beşiğini tıngır mıngır sallar iken.

Şimdi zor ne demek yeteri kadar net anlattım. “Memleket ne demek?” yazının bu kısmından sonra anlatacağım. Memleket bir memur, bir işçi için erzak gelen yerdir. Şair için ise kaz gelecek yerdir ki ondan erzak esirgenmez. Şimdi Hikmet’in memleketinden bahsederken babası nereden çıktı demeyin. Annenizle Babanız farklı yerlerdense ana tarafı şuralı, baba tarafı buralı demez misiniz? Hikmet’in anası tam bir Dünya vatandaşı. Tipik bir dünyalı kadın. Dünya kadınlarının büyük çoğunluğunu temsil edebilir. Sessiz, sakin, yaralı, memnuniyetsiz bir kadın. Düşünmüyor öyleyse var. Hikmet anasına ve babasına eşit derecede çekmiş. Dünya malını Dünya için harcıyor. Dünya derdinden Dünya’ya sığınıyor. Mars’a gidilebileceğine inanmıyor çünkü.

Hikmet Çaybükü varlığı ile anlatmaya çalıştığı şeyleri buraya sizler için yazdı. Kendisi Keloğlan kadar popüler birisi olmayacak asla. Avangard bir tarzı varmış gibi gözükse de kendisi ucuz bir Anglo-Sakson kopyası. Kekemeliği ve peltekliği doğuştan değil. Yaşamından edindiği afaziyi kekemeyim ve çatal dilliyim diye satıyor.

Arkamdan daha fazla konuşamayacağım. Aile sırlarımı sizinle daha fazla paylaşamayacağım. Utanmazlığım başıma bela olmasın diye var oldum ben. Ne güzelmiş uyduruk bir tarikat şeyhi gibi dönüşlü dönüşlü fiillerle bir şey demiyormuşum gibi hissetmemenizi sağlamak. Bunca insan yanılmıyor olamaz diye şüphe ettiğim anların meyvesiyim ben. Hepinizi o kadar kıskanıyorum ki hayatınızda Hikmet Çaybükü vardı.” Çok Şükür Bitti https://www.youtube.com/watch?v=w28U-Js6g1Q

About

View all posts by

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.