Geçmiş Denilmez Geçmeyenlere

Ahmet Tekin, İLLÜZYON adlı yazısında üzerinde çok sık durmadığımız hatta aklımıza bile gelmeyen soruyu tekrar kendisine ve bizlere yöneltmiştir.

“Bazı insanlar neden hayatımıza girer? “

Her şeyin bir zamanı olduğuna inanıyorum. Hayatınıza giren insanların tam olarak girmesi gerektiği anda, çıkan kişilerin ise zamanları dolduğunda çıktığını, çıkması gerektiğini düşünüyorum. Olaylar öyle geliştiği için değil bu insanın sizdeki zamanı dolduğu ya da görmeniz ve ondan öğrenmeniz gerekeni öğrendiğiniz içindir bu gidiş.

Aslında her birimizin yaşamı birbirine bağlı. Arka arkaya dizilmişiz ve herkes ellerini önündekinin sırtına koymuş. Her dokunduğunuz insanda kendinizden bir iz bırakırsınız. Kişiliğiniz ve düşünceleriniz oluşurken farkında olmadan birçok insanın üzerinizde etkisi olduğunu fark edebilirsiniz. Hayatınıza giren kişi sizi bir üst versiyon taşımak için ya da ondan sonraki yaşayacağınız durumun ağırlığını hafifletmek için size gönderilmiş olabilir.

 Belki de siz onun hayatında olması gereken kişiye ulaşabilmesi için bir adımsınızdır.

Birbirinize ulaşma, dokunma, var olma nedenleriniz üzerinde durabiliriz. Ya da neden önümde o vardı da bir başkası yoktu? Neden o neden, diyebiliriz. Bu soruyu kendime sorduktan tam beş yıl sonra cevabını almıştım. Cevap beni tatmin etti, etmedi orası tartışılır ama biraz da olsa kafam da oturdu bir şeyler diyebilirim. Ne kadar farklı da olsanız size dokunan ortak noktalar var belli ki.

Hayat yolda olmaktır. Kendi yolunuzu bulmak adına başka yollara sapmalısınız. Nerelere yabancı olduğunuzu, hangi yollarda yorulduğunuzu, taşlı yollarda ilerlemenin can acıtabileceğini, yollarınızda ne olmasını istediğinizi, kim olmak istediğinizi anlamak için.

İnsanların yollarına girişleriniz ya da çıkışlarınız anlık aslında, illüzyon yazısında da yazarın bahsettiği gibi “ömür boyu süren bir şey varsa o da bazısı gittiğinde bizde bıraktığı acı”

Gidişteki acıyı bir şekilde kabullenebilir insan ama hala yanındayken hissettirdiği yabancılığı işte bunu kabul etmek o kadar kolay olmayabiliyor. Zihninde sürekli aradığın bir kelime var, dilinin ucunda, sürekli dolaşıyor ama asla bulamıyorsun. Ne denir ki bu hisse? Hem bu kadar tanıdık hem de bu kadar yabancı bir kelime.

  

“ Sen deryada bir damla değil, bir damladaki deryasın”

Sen doğanın bir kısmı, bütünün bir parçası, parçanın içindeki bütünsün.

Kendin olabiliyorsan birlikten, bir olabiliyorsan kendinden dolayıdır.

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın