Filler ve Epistemolojist Devrik Kral

“Acı, ilahi güç tarafından bizlere gerekli görülmüş olmamalıydı” dedi, muhayyilesi bileklerinin çıtlamamasına yönelik düşüncelerle sınırlı adam. Ardından devam etti “Siz hiç, günden güne kendinizi yitiriyor oluşunuzun acısını yaşadınız mı?” O anda ona acıdığımı hissettim.. ve o anda ne Hegel diyalektiğinin kaos açlığı önemliydi, ne boşanmış bir filozof, ne de ideolojik samimiyetsizliğe mahkûm kalmış bir komünist. Aslında o anda biraz da, ‘hâlâ acıyor olabilişime’ acımıştım, fakat bunu kimseye söylemiyordum. “İnanamıyorum, evimde onlarca fil besliyorum ve çoğunun davranışları, kendisini devrik bir orman kralı sanan epistemolojist bir aslanı andırıyor. Tanrı bana da, fillerime de bilme isteği ve hafıza verdiği için, ben alışmış olsam da fillerim epey bir mutsuz. Siz hiç, evinizde mutsuzlukla boğuşan fil yavruları beslediniz mi?” dediğinde gerçekten irkilmiştim. Soğana ve patlıcana sonradan, zar zor alışmış biri olarak bunların üstüne bir de dünyada mutsuz fil yavruları olduğunu bilmek beni gerçekten derinden etkilemişti. Varoluşumun rasyonel sürecini irdelediğimde, bütün savların çürüdüğü ölümlerle karşılaştım. Nasılsa azizlerle pezevenkler aynı mezara gömülecek ve dünya gamsızca ölü çocukları da bedenine karıştırıp onların çürüyen masumiyetinden güller peyda edecek ve bunlar nice kalp kırıklıklarına sebep olmuş adamların uzattığı bir özür olacak. Kötü adamlar iyi kadınlara ölü özürler uzatacak ve kadın her zamanki şefkatiyle ölü de olsa çocukları bağrına basacak. Siz hiç oyun parkından koparılan ‘güllerin’ çığlıklarını duydunuz mu? Emin değil misiniz? Cevap verilmesi için fazla bunalım taşıyan sorular gördünüz artık, en azından bundan eminsiniz. İçinde böyle sorular barındırdığından dolayı, tırnakları mutluluğun ve neşenin sırtına geçirilmiş olan tüm duyguların da geçerliliğini yitirdiği bir dünyada yaşadığımızı utançla karışık gururla söylüyor, ardından bir sigara yakıp yaktığımı unutuyorum. Unutmanın kutsallığıyla baş başa, başka hiçbir yoksunluğun varlığından tat almayarak ölmeyi hayal ediyorum sadece, ve o gün geldiğinde mezarıma gül koyanın Tanrı cezasını versin.

..

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.