Tanrı’yla ne ilgisi var?

Başlıktan önce yazıyı belirlediğimi bir kere daha görmüş oldum. Ben henüz konuyu bilmiyorum fakat, okurken önce başlık okunacağından sizin buraya kadar kafanızda birkaç şey oluşmuştur yazıya dair, şu anda da kuvvetle muhtemel bu okuduklarınızla başlığın arasında bağlantı kuramadığınızdan bunların yazıyla ne ilgisi olduğunu düşüyorsunuz. Ben ise vücudumdaki yüzlerce kemiğin -yetişkin bir insanda tam olarak 206- sayıları pek de fazla olmayan duygulara nazaran birbirlerine nasıl hizmet ettiklerini, pragmatistlerin duyguya karşı gamsızlığını, Tanrı’nın Tiktaalik‘i ne kadar güzel yarattığını, şeytanın o yaradılış anında ‘sudan sebepler’ ile ilgili şakavari vesvesesini ve şu anda kıçımın altında bulunan battaniyenin acaba kaç dakika sonra vücudumun tamamına yayılan bir ısı oluşturacağını düşünüyorum.

ŞEYTANIN YALINLIĞI ONUN ŞEYTAN OLUŞUNDANDIR

Ayrıca yazıya geçmeden evvel belirtmek isterim ki: varoluşuma dair duyduğum derin üzüntünün Tanrı’yla bir ilgisi yok. Yanıma, saçlarında renk olmayan, güzelliğine yapılacak tek yorum olarak ‘bu olmamış’ diyebileceğim güzellikte, beklentileri aşamayan bir melek geliyor sorgular bakışlarla. Tek bir ıslıkla şeytanı çağırıyor, yüzleşmeleri ve aralarındaki sorunları çözmeleri için onları baş başa bırakıyorum. Yoruldum sırtımdaki ilahi yüklerden, yoruldum siyah beyaz kavgalarından, yoruldum çünkü inanan insan en az 3 kişidir ve Tanrı buna dahil değildir. Çünkü o, çocuksu günahlarıma mürebbiyelik etmesi için tinden örme evime güzelliği beklentileri aşamayan ve inançlıların hayal kırıklığına sebep olan meleği göndermiştir ve de şeytanı. Şeytana dair ismiyle sınırlı yalınlığa bağlı kalıp pek bir açıklama yapamadım, çünkü her insanın şeytanı bazen kendisi de olmak üzere başka başkadır. Bu arada battaniye ile ilgili bir gelişme var, 34 dakika imiş, bir insanın kıçının altındaki battaniyenin vücudunun tamamına yayılan bir ısı oluşturması. Bence sayılmamalı fakat bu yazının deney içerdiği düşüncesiyle bilimsel sayılıp, İsviçreli bilim adamları tarafından okunmasından ve aralarından birinin şarap ile ilgili anılarını şarapnel adı altında kategorilendirmiş bir savaş gazisi olmasından korkuyorum. Şimdi soruyorum size; “?”

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.