Atilla ile Maide

tumblr_nlffu8zWtQ1tr6dklo1_500Hikayeye nereden başlasam bilemiyorum. Belki de en çok bildiğim taraftan Atilla’dan başlamalıyım. Atilla gündüzleri uyuyan, geceleri sarhoş olan bi adam. Hiç ayık görmedim onu şu son üç beş sene içinde. Maide gitti gideli Atilla böyledir, zaten ayık kafayla da çekilmez, yani o ayık olduğu vakit. Bildiğiniz üzere ben hep ayık gezerim. Siz de ayık olun ki Atillaların hikayelerini dinleyebilin. Gerçi bu hikaye de ayık kafayla çekilmez. Nasıl biliyorsanız öyle yapın. Herkesin kendi hayatı sonuçta ama Atilla bunun farkında değil. Atilla’ya, “Oğlum, biraz da kendin için yaşa!” dendiği zaman adamcağızın eli ayağına dolaşır, çünkü bilmez ki bir insan kendi için nasıl yaşar, böyle bir hayat mümkün müdür. Üniversiteye kadar ailesi için yaşayan Atilla, memleketten kopunca ne için yaşayacağını bir müddet kestiremedi. Bir müddet iş kovaladı, sonra yarı zamanlı garsonluk yapmaya başladı Şenol abinin meyhanesinde. Abi böyle mi yazılır bilmiyorum ama aslında da biliyorum ama şu an yazım hatalarım peşinde koşturamıcam. Mühim olan Atilla. Ulan adam kendi hayatı için bile yaşamıyorken onu anlatırken biz niye edebiyat için savaşalım, değil mi? Niye bir meyhane seçti çalışmak için bilmiyorum, belki de içki masası toplamayı bildiğinden bir tek. Mesela soğan doğramayı bilseydi mutfakta iş verirlerdi ama tabak istiflemeyi bildiğinden, sarhoş halinden anladığından garson oldu. Müslüm babayı sevdiği için de olabilir. “Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümdeğğğ”. Üniversite eğitimi de edebiyat üzerineydi tabii ki. Hani benim bir türlü beceremediğim edebiyat. Ne yapayım? Gıybet seviyorum çokçası. Başlarken, “İnsanı insana anlatacak değilim ya” demiştim ama bir hayvan olarak insan anlatmak da büyük keyif.

“Hop! Hişt! Sen kimi anlatıyorsun?”

“Seni anlatıyorum Atilla abi, pek haddim olmayarak.”

“Anlat elma kurdu, anlat. Belki namusumuzu kurtarırsın, kaldıysa hala. Bir oyunda böyle diyordu yazar. ‘Namusumuzu kurtar kaldıysa,’ diyordu.”

Gördüğünüz gibi epey sarhoş, hayatımda ilk defa benimle konuşan bir insanevladı tanıyorum. Şu ana benimle tanıklık ettiğiniz için siz de epey şanslısınız. Öyle işte. Ne diyordum? Ha! Maide! Boş verin ya! Hayda Atilla Mayda! Maide yurtdışına taşındı, şimdi kolaylık olsun diye kendini Mayda diye tanıtıyormuş. Kolay gelsin. Gece kapkaranlık olur da sokağınız uzaklarda bir yerde bir odanın ışığını açık görürseniz, bu Atilla abinin lambasıdır, ona selam ediniz. Eğer sizin ışığınızsa yanan söndürün gereksizse, fatura kabarmasın.

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.