Çok Serçeli Adam

Bu günlerde hayatının son günlerini yaşıyormuşçasına tüm düşmanlarını arıyor. Sizi de ararsa şaşırmayın, telefonu yüzüne kapatmayın. Sakince susmasını bekleyin, hat’ta kalın. Bir serçeye attığı ekmek kırıntılarını anlatabilir örneğin size. İnsan açken anlıyor ki ekmek kırıntıları birleşip kocaman bir lokmayı oluşturuyor. Bu yüzden bir lokma ekmeğiniz bile değerli gelebiliyor gözünüze. Sonra serçenin bu küçücük kırıntılarla bile doyabildiğini düşünerek bir parça ekmeği daha yere bırakıyorsunuz. Sonra serçe üstüne doğru gelen ekmek kırıntısından ürküp kenara çekiliyor. Sonra yanına yaklaşıyor, tam gagasıyla bir parça koparacakken başka bir serçe ekmeği kapıyor. Siz biraz önceki serçeye acıdığınız için bölüşmeye bile kıyamadığınız ekmeğinizden bir parça daha atıyorsunuz. Sonra etraftaki tüm serçeler oraya üşüşüyor. Vicdanınız ve elinizdeki kırıntılar arasında kalıyorsunuz. Son lokmalarınızı bir çırpıda ağzınıza atıyorsunuz. Daha çok kırıntı, daha çok paylaşmak, daha çok aç kalmak demek. Serçeler sonra dikkatleri dağılmışçasına bu kırıntı oyununu bırakıp başka bir yere uçuyorlar. Siz peşlerinden bakıyorsunuz. Bir serçe su birikintisinde yıkanıyor, ruhunuz arınıyor. İşte tam olmak istediğiniz yerdesiniz.

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.