İlham Kurdu

Eskiden yazmak kolaydı. Kuyruğumu daldırırdım mürekkebe, bembeyaz kağıt üzerinde pıtır pıtır yazardım. Şimdi klavyenin üzerinde bir o harften bir bu harfe zıplıyorum. Yorucu, ama eğlenceli. Dokunmatiğin üzerinde rahat rahat geziyorum, tuşlara takılma derdi yok. Dokunmatik en çok benim işime yaradı. Ayrılmak üzere olan bir sevgiliye güzel aşk mesajları döşüyorum. Ertesi gün bakıyorum, barışmışlar. Teşekkür beklemiyorum. Neticede sebzelikteki meyveleri tırtıklıyorum. Paparayı yemeden sıvışıyorum. Tok karna ilerlemek zor ama yediklerimi eritiyorum fena mı? Bir ilham kurdu olsaydım sevdiceklerin aklına aşk sözcükleri salardım. Onlar da bu nimetten faydalanırdı. İlham kurdu olsaydım beyinlerindeki fosforu tüketirdim. Onlar ölünce toprağa karışırdım. Cennet melekleriyle Tanrı’nın huzuruna varırdım. Topraktan yeni beyinler yaratılırdı. Ben de içinde yer alırdım. Birçok insan anlamaz. Birini neden önceden tanıyor gibidir, niye birini diğerinden çok sever? Tanrı’nın hikmeti, toprağın vitamini, pek çok da ilham kurdu bunun sebebi.

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.