Saate Bakalı Kaç Dakika Olmuş Diye Saate Bakan Adam

Tik taklarını sayıyordu saatinin. Şu “Sahnede bir silah varsa mutlaka patlamalıdır.” kuralına bir çözüm getirilsin istiyordu. Az önce izlediği oyunda dört el ateş edilmiş, adamın kulak zarları adeta delinmişti. Bedava izlediğinden midir nedir oyunu hiç beğenmemişti. Tiyatronun kafesinde çalışırdı saate bakan adam. Aynı zamanda sahneyi temizleyip dekora hazır hale koymak da işlerinin arasındaydı. Gecenin ödülü de oynanan oyunu izlemekti.

Tik tak! Sigarasını içiyordu, bir yandan beleş kahvesini tiyatro binasının kapısında. Çay ve kahve sunarken -kendini sevdirme çabası içinde- insanlara gülümserdi. Aldığı iki üç liralık bedel yetmezdi ona, bir tebessümle de karşılanmalıydı yapıp ettiği. Oyunculardan birine aşık olmuştu o akşam hemencecik. Saatine baktı. Kapıda onun gibi bekleyen başka bir adam daha vardı.

Aşık olunan kadın bir bir indi basamaklardan. Gördü sevgilisini, tebessüm etti. Demin kahvesini alıp teşekkür ederken ettiği tebessümün benzeri ama daha bi havalısı, daha bi yaldızlısı, daha bi alkışlısı sanki. Koluna girdi sevgilisinin, karanlığa karıştı. Saate baktı saatine bakan adam. Vakit gelmişti artık, içeri girdi sahneyi temizlemek üzere.

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.