Vav

Elif çöktü. Kardeşi geldi, alnından öptü.

Benim, dedi Elif, hiç kimse alnımdan öpmedi biliyor musun? Bi adam vardı, öpmeye kalktı alnımdan, kafa attım.

Güldü kardeşi.

Babam, dedi Elif, beni alnımdan hiç öpmedi, ama bana sımsıkı sarıldı, ama ayda yılda bir. Bi de dondurma parası gönderirdi, ben sigara alırdım. Gurbette derdi, insanın en iyi dostu paradır. Paran var mı, diye sorardı hep. Benim de hep olurdu. Kıyafet almayı sevmezdim hiç ihtiyacımı alır çıkardım. Kitapçıları gezmeyi severdim en çok. Şu zincir kitapçılar henüz gelmemişti memlekete. Sana da kitap alırdım. Küçük Prensi almıştım. Sevmiştin.

Evet, ablasının küçük prensine, yazmışsın içine, bi de imzalamışsın.

Evet mal gibi imzalamışım, sanki ben yazdım kitabı.

Şimdi yine okudum abla, yine çok güzel.

Keşke kitap falan almasaydım sana. Çizgi film alıp izletmeseydim. Sen de bilgisayar oyunu oynayıp cips yiyen bi mal olsaydın. Neden bu kadar derinsin? Neden bu kadar bensin?

Bilmiyorum abla. Bilmiyorum. Eskisi gibi konuşamıyoruz sanki. Bu beni üzüyor.

Çünkü sana umut verecek tek bir cümle yok dilimde. Havadan sudan bomboş muhabbetler ediyoruz artık. Gerçekten, ben sana orası sıcak mı, burası yağmurlu, nasıl yanıyordur şimdi oralar, yollu muhabbetler açıyorum. Söylesem dilimdekileri. Bi sabah ne dedim biliyo musun? Dilimi keseyim, yeter ki kardeşim bunları duymasın.

Çöktü kardeşi, öptü Elif alnından, umudu oldu.

Keşke böyle cenin pozisyonunda annemin karnında otururken biri gelip beni alsaydı. Keşke o aldırılan bebekler onlar değil, biz olsaydık. Belki onlar bizden daha hayırlı evlatlar olurlardı.

Belki cehennem, belki imtihan, belki biz anamızın imtihanıyız. Bizim imtihanımız da bizim günahlarımız. Eğilsek de doğrulsak da bu hayat bizim kardeşim. Hayat pürüzsüz olsa ayaklarımızın altından kayardı. İyi ki pürüzlü ki tutunuyoruz. Tutun bana şimdi, birlikte yürüyelim.

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın