Sınırı Aşmadan Sevebilmek Onu

Aşk, sınırın aşılması durumunda dengenin kaybolması, terazinin kayması, şakülün sallanması halidir. Tafsili olarak kalemimi enginleştirebilirim ve bunu a priori yaparken usanmadan yazabilirim; ama böyle yapmayacağım. İcmali olarak durumu en basit haliyle orta sınıf ve alt sınıf insan arasında, elbette Furkan’a ittiba ederek-ki ölçüm budur- izah etmeye çalışacağım. Burada temyiz hakkımı işin tevil boyutundan değil tefsir boyutundan yana kullanıyorum. A dostlar yaptığım maslahat değildir bilesiniz.

Aşk sınırı aşma hali dedik en başta. İlahi ya da beşeri, hiç farketmez. Bilindiği üzere bazı zat-ı muhteremler aşkı belirli safhalara ayrmıştır. En son yedi evreli bir aşk merdiveni tasavvur edildi ya da ben öyle hatırlıyorum. Her neyse. Üç, beş, yedi veya on. Evreli bir durum söz konusu her halükarda. Bunlar belirli sınırlamalar vesselâm.
Soru şu: Sınırı olan bir duygu ya da duyumun vasıtası ile İlaha yaklaşmaya çalışmak ne ifade ediyor? Cevap veriyorum, hiç. Evet koca bir hiç, bir vahim vehim. Aşk Bir sınırlama halinin şatahat neticesi ile akli melekelerinin yitirilmesi, sağduyu kaybı ve bu sekr haliyle dünyanın boşverilmesi hadisesidir. Değer mi aşık, maşuk için tarlanı kendi elinle yakmana? Dünya ahiretin tarlasıdır. Sema’ya inzivası da neyin nesi gönlünün? Otur oturduğun yerde. Sev ama! Sevmek sınırsızlıktır çünkü. Allah güzeldir güzel olanı sever. Hiçbir sonoral nebevi ilhamının nakşedildiği bir mushaf ayetinde aşk kelimesini okudun mu? Aşk sevgiden büyük olsaydı,
Rabb bundan söz ederdi. Beşeri aşka gelince, bu mevzu seni rahatsız etsede bu hal aklın fonksiyonlarını yerine getirtmediğinden durum aynıdır. Dengeyi aşma halinin neticesi olsa olsa bu tarlada romantik sevişmeler yaşatır sana. Ki kaldı ki bu hikaye efsane olmaktan öteye geçememiştir. Kişi rüşd üzerinde yükselir, aşk yolunda beis görür, alçalır. Sevgi ise denge gerektirdiğinden hepsinden zor ve mücerrettir. Aklın ve hür iraden seni hayvandan ayırırken, bir aşk yüzünden o mertebeden aşağı inmek… Muhteşem bir cesaret (aptallık).
Özetle,
Bizler şüphesiz vasat(dengeli) bir ümmetin Adem’den olma, Havva’dan doğma çocuklarıyız. Aşık olmamalıyız.

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.