Kent

Zihinsel dizayn üzerine kurulu yapılar imar ediyorum

Caddeler, sokaklar, sokak lambaları kurşuni

Denize kış günü kıyısından keskin bir sataşma hali

Delsin diye gri bulutu hanenin tepesi

Çatılara gümüşten kiremitler imal ediyorum

 

Şafağına bir oyuk başının, oval ve işlemeli

İçine dolduruyorum tüm düşmüş saatleri

Tavanda göğe açılan bir kara delikten

Açsın diye odama göğü her keresinden

Yatağıma ayağının kumundan aynalar döşüyorum

 

Yeni baştan hiç hesapsız raslantısal randevular

İrşad aramaya hazırlanan bir genç, ilticalen

Mütemadiyen dolaba ilahi kelam

İnceden bir içli hesaplaşma içeren

İki vahşi savaşçıyı bir aşığa rast ediyorum

 

Ortalığını kan revan aşka bulayacağım gri şehir

Drenajını damarlarımdan geçiriyorum delik deşik

Oltaya getiriyorum avanakları, alengirli mükemmel kumpas

Toplu kıyamet muhteşem katliam

Kenti tarumar edecek bir plan hazırlıyorum

 

İşte kaldık yıkık kentte yalnız iki mahluk

Sömürdük dünyanım tüm heveslerini

Ne sen Havva ne de ben Adem

Savurduk üstümüzden ilahi buyruğu

Düşsek aynı anda devrilip yere

Atacak toprağı yok üzerimize

Ne bize hazırlanan bir opera

Ne de oynanacak bir küçük oyun

İki kambere kaldı dünya her gün düğün

Ben çalar sen söylersin artık

Hazırladığım sonum istediğin düğüm.

 

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.