VAKIA

Cinler !
Kardeşlerim dinleyin !
Bir iş var bu işin içinde. Benim ruhumda size ait birşey yok. Yakasını bırakın sakladığım çocukluklarımın. Bu ağır imtihanda yoluma dizilmiş çakılsı aldanışlarımsınız. Yolum zor ve ben ekseriyetle yolumdan sapmaya meyilli bir kişiliğim. Bir varlığım ve fikirlerim henüz koruk halinde ve susuz. Ya sulayın ruhumu ya susun.
Ah ! Bir kadını bile yontmaktan aciz ben.
Ah ! Her şarkıda şarkıyı kifayetinden cımbızla ayıklayıp şarkı olmaktan çıkaran ben.
Ah ! Aforozlu ben.
Elime alınyazımı
Elime vicdanımı
Elime kalemimi ve kağıdımı kuşanmış aforozlular gibi ağlayan ben.
Cinler !
Akıldaşlarım !
Hep aynı vakitte kapıma korku sepetleri bırakan dostlar.
Aynı kitabın ehliyiz, yapmayın.
Ve bu dediklerime bakmayın. Gelin gelin gidin. Bakıp bakıp durun. Dokunup yakın, kavurun.
Fevri hareketleri belirli bir ritim eşliğinde ve lütfen eğer mümkünse sevdiğim şarkılarla yahut karakterlerle yaptırın.
Mümkünse can evime girip ortalığı toparlayın.
Perdelere gizlenmeyi bırakın da soğuyan ve hep soğuyan kahvemi ısıtın, oturun bağdaş kurup, dillerinizle aklımı ağzımdan çıkarın. Madem anlamaz kimse gönül elinden, hallerimden, hareketlerimden ; yalın ayak içimi tavaf edip kor kor yakın. Bana, yaşadığımı ve vazifemi unutturmadan dökülün.
Koltuk gıcırdar, kalemde bir tını; kağıt hışırdar ve anası ağlatılır mutasyonların.
Ah ! Bir kadına dahi söz geçiremeyen ben.
Dünyanın ve dünyaların ve zamanların ve tüm zamanların göz göre göre, bağır çağır, inleyerek recm ettiği ben.
Doğrulamayan
Toparlanamayan
Bir ağacın bir dalında
Meyve dahi olmaktan aciz
Sallanan ben
Düşemiyorum.

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.