Ah Muhsin Ünlü’nün “At”ları

Emre’ye atfen,

Atlı küakhal tekeltürden gelen bir milletin insanı olarak atların bizim zihnimizde komik çağrışımlar da yapmaya başlaması “Leyla ile Mecnun”un getirdiği bir durumdur. Her ne kadar Burak Aksak, “at”ın –muhtemelen- Susam Sokağı’ndan kaynaklanan bir simge olduğunu söylese de ben, Onur Ünlü’nün şiirlerinde yoğun bir şekilde ele alınan “at”lar ile de alakalı olduğunu düşünüyorum. Yönetmen-Senarist ilişkisinin ne boyutta olduğunu bilmem, ama mevcut etkileşimin –doğal olarak- kaleme etki ettiğini de düşünmüyor değilim. Bu sebeple naçizane o mısraları toplamayı, neredeyse 3 şiirden birisinde karşımıza çıkan atları göstermeyi düşündüm. Amacım şiir tahlili veya metin analizi değil, benimkisi sadece göster-kaç. “Gidiyorum bu”nun girişindeki “bütün eve dönmek isteyenlere” ibaresini de bu bağlamda üzerime alıp, “at ile” diye bir ekleme yaparak aradan çekiliyorum.

“Elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim

Elbette gayet rasyoneldir attan atlamak” (Hatırlat da Haziran Sonlarında Çocukluğumu Yakalım)

“Bir şemsiye sarıklaştırır at, değil midir

Nizamülmülk Gazali Sabbah: koşsalar?…” (Kutub-u Şikeste)

“Bir şövalye geziniyor atı var kır” (Kardeşim Kafası Büyümek)

“Bir zencinin kaburgasında yıkandığım tay!” (Bisiklet ve Allah)

“Pikniğe gidilir. At vardır. En çok da kahverengi ve ona yakın renklerde atlar olur.” (Opus Magn Mu Provaları II)

“Dar’ün harb’e iner inmez at yakıyorum.” (İstemeden Kırdığım Bir Vazo İçin Nihavend İlahi)

“Yağmurları bilhassa at kırmızı seçerdik” (Enteresan Mesai)

“Tayı bükmek ilmini sana bıraktım.”

“Gül kalktığında efendisinin adına gelmez bir beygirsem?”

(Seni Şu Dünya Gözlerimle ne de Seyrek Görüyorum Adıyla Anılır Bir Beygir Vardır ki Tam Tamına Üç Aydır İnmiyorum Sırtından)

“Şubede orda mor gözlü taylar geziyor”

“Kardeşim tayların rengini bildi” (Kapatıyorum ve Deha)

“Bir tayı öbüründen ayıran en kuvvetli düş

Toynağındaki bakıra aktardığı kuş” (Kitano’nun Etkisinde Kalmak İstiyorum)

“Düşün beygir şiddetsizce dalar toprağa” (Vivekanettimsi)

“Bir milyon kadardılar ah atları vardı” (Yaşasın! Ne Kadar da İdeolojik Yaklaşıyoruz Birbirimize)

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.