Küfür Edilesiceler

Bu açık mektup tüm halkımıza hitaben kaleme alınmış ve Risale-i Garibe’nin modern bir versiyonu mahiyetinde olması umuduyla tasarlanmıştır. Şov başlasın…

İskele verilince önden binme yarışına giren ve itiş kakışa neden olan denyolar; vapur henüz yanaşmamışken iki saniye erken inebilmek için vapurdan atlayan ahmaklar; vapurda boş yer olmadığı halde kıçını yayıp da keyif yapan ve de itini- köpeğini, çantasını-bohçasını boş koltuğa koyup da kimseye yer vermeyen kokanalar;

Otobüs sırasında kaynak yapıp da sıradakilerin hakkına giren kendini uyanık sanan dingiller; otobüsteyken yanında yaşlı adam ayakta durduğu halde başını camdan yana çevirip görmezliğe vuran tüy bitmemiş danalar; otobüsteyken yaşlıya verilen yeri kapma telaşıyla atılan felç olasıcalar; ayağında feri-kuvveti olduğu halde gidip de yorgun gencin yanında öküz gibi dikilen moruklar; kendisine oturacak yer verilince bir de şikayet eden falakalıklar; önündeki adamın sorusunu şoföre tekrar tekrar soran dilini eşek arası sokasıcalar; iki kuruş fazla kazanmak için yolcuyu bir oraya, bir buraya savuran minibüsçü manyaklar;

Ramazanda içip içip de sonra çarşıda gidip yemek yiyeni döven mandalar; Komünistim deyip de son model arabayla fink atan kerhanelikler; milliyetçiyim diye ortaya çıkıp da cetvelle kafatası ölçmeye yeltenen ırkçı mankafalar; vatanseverim diye söyleyip de en ufak bir fırsatta cebine cukka parayı indiren hainler; bu vatanı sanki kendi gibi ipsizler yurdu sanan öküzbaş Alyonlar…

Modernlik, modernlik diye gelenekleri baltalamaya çalışan kokuşmuşlar; medeniyeti etek boyuyla ölçmeye çalışan hafifmeşrepler; dindar olanları ‘geri kalmış’ gören geberesiceler; dinin ne demek istediğini anlamayıp da sadece şekle takılan boş beyinliler; yenilikleri günah bilen boğazı sıkılası yobazlar;

Evlendirme vaadiyle seksen yaşındaki adamı programına çıkarıp millete dalga geçtirten kör olası sunucular; elalemin karısını-kızını dikizleyip de ‘paparazzi’ diye halka kakalayan parmağı kopasıcalar, dedikodu programlarını kaçırmayan, bir de onu etrafta anlatan dişi şeytanlar; işi gücü palavra olan ve elinden hiçbir iş gelmeyen lağımda boğulasıcalar;

Yirmi sayfalık gazete basıp da ilk sayfalarını çıplak kadınlarla süsleyen namussuz parmaklanasıcalar; kara haber vermeyi misyon edinmiş gazeteci müsveddeleri; yalan yanlış haber yapıp da milletin kafasını bulandıran dili kopasıcalar; pireyi deve yaparak asılsız astarsız bültenler yayınlayan orangotanlar;

Dıştan dindar görünüp de ürünlerini satmak isteyen şerefsiz işverenler; işçinin iki kuruş maaşına göz dikip onu azaltmak için uyku uyumayan körolası patronlar; işten kaytarmak için binbir yalan söyleyip de sıvışan mendebur işçiler; ekmek yediği yere ihanet eden boynuna ip geçirilesiceler; sözleşmesine güvenip de halka köpekmiş gibi davranan veled-i zina memurlar; altındaki çalışanına kölesiymiş gibi davranan deyyus müdürler;

Terazinin kefesiyle oynayıp da iki grama tamah eden eli kesilesiceler; pazarlık yapmak isteyen yurdum insanını tersleyip de gönderen dükkanı yıkılasıcalar; Müslüman ülkesinde kasap kasap dolaşıp da domuz eti satan gavur tohumları; dana etine domuz eti katıp da halka ucuz et diye satan it oğlu itler; kuluçkaya yatmış tavuğun biricik yumurtasına göz diken açgözlü gavatlar;

Defterin arasını açıp da ‘para koy’ diye işaret eden ateşe atılasıcalar; yolda araç çevirip de para koparmadıkça bırakmayan seciyesiz polis bozuntuları; işini yaptırmak için memura el altından ‘tatlı para’ uzatan haysiyetsiz şerefsizler; hakimin karşısında gururla dikilip de mesleğin ne diye sorulunca ‘Hırsızım’ diyen idam edilesiceler; anadan doğma çalıcı-çırpıcı olan ve çocuklarını böylece eğiten yankesici köpoğulları;

Horozu bile kurbanlık yapan kıblesini şaşırmışlar; medya şaklabanlığı yapan kitap yüklü merkepler; bir tane Tagore okumadan, Krishnanın anlamını bilmeden reenkarnasyona inanan hödükler; içkisini içerken kumarını oynayan, vakti gelip çattı mı zinasını eden, yeri geldi mi de dindara düşman, dine Ebu Cehil olan sonra da kalkıp ‘Biz Müslüman değil miyiz?’ diyen ciğeri beş para etmezler;

Elinden iş gelmeyip de baba parası yiyen beceriksiz züppeler; kendi oğlunu herşeyden üstün tutan, onu şımarık yetiştiren, başkalarını önemsemeyen kibirli budalalar; karısını-kızını bilmem nerelere gönderip de gelen paradan başkasını önemsemeyen puşt oğlu puştlar;

Feminizm diye ortada ötüp duran ve ‘Namus neymiş ki?’ diyen iffetsiz yellozlar; ‘Zina neden harammış ki?’ diye ortada malzeme arayan bacısıyla zina edilesiceler;  iki kelimeyi biraraya getiremeyen ama aklı belaltı fıkralara iyi çalışan kendini bilmez domuzlar;

Dine her zaman uzak duran, amma korsandan canı yandığında ‘Kul hakkı’ diye ortaya çıkıp zevzeklik eden ekran piçleri;

Cebinde beş kuruş olmasa da son model telefonla hava atmaya çalışan kuş beyinliler; elaleme hoş görünmek için karısıyla, kocasıyla kavga eden basiretsiz eş bozuntuları; anasına babasına asilik eden işe yaramaz veletler;

Para bozdurmak için gittiğinde kasa dolu olduğu halde ‘bozuk yok vallahi’ diyen yalancı bakkallar; çürük çarığı kasanın altına gizleyip de iri sebzeyi üstlerde tutan, vatandaş alınca da ezik-büzükleri poşete gizlice dolduran patlıcan kafalar;

Köşe yazarlarının fikirlerini kendi fikriymiş gibi savunan meymenetsizler; iki kitap okumayla alim olduğunu sanan akılsız ukalalar; her konuda fikri olduğunu sanıp öküz gibi her lafa atlayan dili kopasıcalar;

Öğretmenini dalgaya alan ve derste saygısızlık eden kuş beyinliler; en yüksek notu almaya çalışıp da bir düşüğünü alan arkadaşına sinir olan öküzcükler; kendi çalışmadığı halde etrafındakileri de çalıştırmayan fındık beyinli moronlar; öğrenciye karşı sırf sert olmak amacıyla olmadık tavırlara giren işe yaramaz öğretmenler; derse gelip de öğrencileri serbest bırakıp kendisi de gazete okuyan gözü çıkasıca muallimler; sorulan soruya cevap verecek bilgiye sahip olmayıp da kitaplardan bulun diyen şapşal hocalar; sınıfa girince bambaşka birisi olan ve bununla da tatmin olan pörsümüş müderrisler;

Mahalle imamından başka alim tanımayan bönler; imam tayfasını küçük gören ahmaklar; saç sakal uzatmayla ilim erbabı olduğu sanan moruklar;

Oğlunun okulunu umursamayan ama top koşturunca alkış tutan beyinsiz babalar; kızını modaya uygun giydiren akılsız anneler; kocasından sonra kalkan ruhsuz kadınlar; karısına el kaldıran eli kopasıcalar;

Mahallede top oynayan çocuğa demediğini bırakmayan hadım edilesiceler; çocuk yüzünden kavgaya tutuşan dangalak babalar; ‘Benim çocuğum yalan söylemez.’ diye yalancı veledini millete savunan analık bilmez eblehler; çocuğunun bayramlık harçlığına göz koyarak ne yapıp edip onu alan canı çıkasıca ebeveynler;

Kendi dilini hor görerek yabancı dilden kelimeleri diline sokmaya çalışan dili tutulasıcalar; düzgün konuşmaktan aciz kör olasıca dizi karakterleri; iki saatlik film içinde kayda değer birşey anlatmayan aptal yönetmen bozuntuları; bir dakikakılık ayakkabı reklamının elli saniyesinde çıplak kadın gösteren pespaye reklamcılar; Ramazan geldi mi dindar kesilen kerhanelik medya patronları;

Gençlik bir daha gelmez diye geçmişte etmediği halt kalmamış, yaşlanıp gebereceğini hissettiğinde namaza abdeste sarılan camışlar;

“Ben senin dostun değil miyim?” deyip de arkandan çevirmediği dolap kalmayan pezevenkler;

İnternette sanal kabadayı olup da yüzyüze gelince balonu sönen pısırıklar; ne idüğü belirsiz kısaltmalarla Türkçe’ye hakaret eden kendini bilmezler; apaçi diyerek insanı küçük gören kendisini bi bok zanneden mankafalar;

 

Türkçe’de o kadar güzel küfürler var ki, hepsinin üstüne diğer dillerdekileri de ekleyip size gönderiyorum.

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.