Ölüm Üzerine 3 – Mezar ve Sıfır Noktası

kabristanKabir, insanın sıfır noktasıdır. Yükselişin ve alçalışın olmadığı, varın yoğun anlamsızlaştığı, olmakla olmamak arası bir berzah. Başlangıcı ve sonu içinde barındırır. Orada metaların, statülerin bir önemi yoktur. Zaten ölünün umrunda da değildir çünkü umru da kendisiyle beraber ölmüştür.

Mezar, insanın fiziksel boyutuna göre eşilir. Oraya ondan başkası girmeyecektir. İsmi bile oraya kabul edilmez, toprağın üstünde bir yere yazılır. Kabristan ise bu kendine bile faydası olmayan boş bedenler yığınından ibaret olup yer altından bakıldığında toprağa gömülmüş tohum taneleri gibi uzanır dururlar. Onlar uzanadursun, ailesi ve akrabaları rahat duramaz.

Onlar, ölünün ölülüğünü kabul etmekte pek bir cimridir. O gitmek istedikçe onu burada tutmaya, varlığını muhafaza etmeye çabalarlar. Mesela, bu yazının konusu da olduğu üzere, mezar taşlarındaki yazılar buna örnektir. Mevtanın yerine ailesi onun adına gurur yapıp sıfırı kıymetlileştirmeye çalışır. Mesela şu resimlerdeki gibi:

Falangillerden falan, filan işi yapan filan. Öldü lan o, öldü. İnsafsızlar, bırakın adamın yakasını artık.

mezar 1 02112013646


 

 

 

 

 

 

 

 

Halbuki  eşraflığın meşraflığın pek de para etmediğini mezara girince aklediyoruz. Gerçi orada akıl edemiyor, başka bir şey ediyorsun ya neyse. Biz hazırlayalım mezarlarımızı, kefen parasını hazır etmeyi kendisine borç bilen eski toprakları, kefenini kavuk yapıp baş üstünde taşıyan yolcuları yad ederek. Onlar bizim bilmediğimiz bir şey biliyorlardı. Hayır! Onlarınki bilmek değil, başka bir şeydi.

tapulu kabir

 

 

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.