Yurttan Sesler

Odada sekiz kişi kalıyorlar. Biri üç gecedir yok. Kaldı yedi. Geceleri biri  horlar, biri sayıklar, biri dişlerini gıcırdatır, biri hiç uyumaz, biri bilgisayar oyunu oynar, biri uyur, biri düşünür. Düşünür de neyi düşünür? Kızı düşünür, ailesini, bu ayki bursunu, taksitleri, borçları, hiç uyumayan arkadaşındanRead More

AFRAZE

Afraze Güneşin doğuşuna inandır beni Senden sonra batan Namlunun ağzında inancımın çöküşü Tandıra düşmüş çocuk gibi alevler içinde Baştan ayağa yanan Alevkeş halime susamışsan Yed-i beyzâ ellerinle Afraze Her halimle Beni kendine kuşan. Afraze Yıkılır mı bu duvarlar inandır beni SeninleRead More

Hayat

                Kırdılar yine, Olmazı gösterdiler her daim. Oysa olur diye hep bir çıkış kapısı vardı. Verdiklerini, vaadettiklerini ardında bırakarak, Kırdılar yine. Sanki başka bir ömrüm varmış gibi, Bunu bizim için yaşa dediler. Erdemli olanRead More

Kısır Döngü

Bizi anne şefkatiyle kandıran, Hep o kör memeden emziren, Kökü insan kadar eski, Öyle acımasız, öyle halden anlayan, Amasız, amansız bir ‘intikam’ var. Oysa bizim yaralarımız aynı. Biraz üstünü eşelesen, Rengi, cismi farklı gözüken Her kuytu köşede benzer inilti. Allah’ı kalabalıklardaRead More

Düşünmeyen Adam

Le Penseur, üniversitelerden kalkıp tımarhanelere oturduğundan beri Adam düşünmüyordu. Delilik, akıl oyunundan, kimyasal dengesizlikten, sosyal baskının yarattığı bunalımdan çıkıp kişisel bir suça, bir yalnızlığa, bir itilmişliğe dönüştüğünden beri Adam düşünmüyordu. O sanırdı ki delilik öyle bir akıl uçuşudur ki insan kendiniRead More

Ta-tak

Kocaman bir fincan, zift tadında bir kahve ile, sırtımı o en sevdiğim kafedeki rahat koltuklara dayamış bir halde iken, diyorum ki o son kurşunu atarken acele etmeyecektim. Son kertesindeydim istifranın,  hadi gayret. Yok hayır, hiçbir şey olmadı. Üzülmedim benim neden yokRead More

Kahrolsun Batı -1-

            Öküz Baş Alyon’dan beri Bizans ile aramda alaycı bir ilişki tesis etmiştim. Nasıl etmeyeyim. Savaş alanlarında askerlerimizin eğlence kaynağıydılar. Ne kılıç kullanmayı biliyorlardı ne de ok atmayı. Kahramanımız üçünün beşinin değil, otuz, kırkının kıçına tekmeyiRead More

BATI İKİ YÜZLÜ MÜ?

Ulan oğlum bu rezil Batıyı görüyon di mi? Yine şerefsizler faşistliklerini nasıl ortaya koyuyolar. İkiyüzlü herifler. Akşama kadar çocuk hakkı, kadın hakkı, mülteci hakkı, dünya vatandaşlığı, hukukun üstünlüğü, insan hakları, demokrasi bilmem ne… hep zırvalık. Kendi köpekleri ölse dünyayı ayağa kaldıracakRead More

Konuşurken Düşündüren

O biçim düşünürdü, sen konuşurken mesela. Senin cümlelerin hep ona çıkardı. Cümleni bitirmeni de beklemez, yarısından kendine bağlardı. Hazır sazı eline almışken, ben, onlar, bizler, elliler, yüzler hep onun için var gibiydik derdim içimden.     Öyle böyle düşünmezdi, senden, kelimelerinden,Read More

Tuhaf, Değil Mi ?

Ne güzel kelime tuhaf. Anlayamadığım, algılayamadığım, görmezden geldiğim, belki bilmediğim, asla öğrenemeyeceğim ya da sadece sevmediğim her şey için sığındığım yüce bir kapı gibi. Asla arkasındakileri merak etmediğim, her şeyi üstünkörü ardına gizlediğim: bir daha görmek istemediklerimi, unutacaklarımı zamanı geldiğinde, veRead More

Ben Bana Seni Sende Senden

Virgüllerinden gözyaşı, noktalarından derin bir sessizlik akan şiirler de yazabilirdim sana. Ama sen buna değmezsin. Biliyorum biraz ağır oldu bu. Oysa ne çok hoşuna giderdi değil mi? Her ünlemde bir pişmanlık, birbiri ardına boğazıma dizilen her cümlede bin kahır. Kafiyelerle ördüğümü görmekRead More

Mani

Sonra birtakım parçalarımı bir yerlere bırakıyorum. -A! Bu ayna sizin mi? Pek de güzelmiş. -Dışı bizim, içi sizindir. -Dışı bizi yakar, içi sizi desenize. -Ah! İlahi yine güldürdünüz bizi. İyi sıhhatte oldunuz maşallah. -Amacım sizi korkutmak değil. Bir buse alıp zamandanRead More