farewell

  Rüzgâr hafif esiyordu. Deniz kenarına çay içmeye inerken etrafta çıt çıkmıyordu. Dalgalar ise kime kızdıklarını anlamadığım bir şekilde kıyıyı dövüyordu. Sürekli gittiğim Salih Abinin çay bahçesindeyim. Biraz kirli ama her tarafı ağaçlarla kaplı, geleni gideni belli bir yerdi. Ben her zamanki köşemeRead More

  Çok üzülünce, sarılabileceğimiz biri olmaz ya yanımızda, ötesi ölüm. Çok sevince çok üzülürüz ya sonrası tuhaf, karmaşık. Bazen tüm yükü alayım der de altına gireriz ya, gücümüzün önemi yok, ötesi ölüm. Duvarlara bile küseriz bazen, konuşmak istemeyiz ya işte ötesi ölüm. SessizliğeRead More

DOĞU NEDEN ASLA OLAMAZ

la femme n’existe pas’ya başka bir açıdan bakalım: şimdi kadının arzuları/çocuk doğurma isteği ancak ve ancak phallus sahibi olmak istemesiyle açıklanabilir. son yıllarda orient’te meydana gelen teknolojik ve ekonomik atılımlar orient’in asla sahip olamayacağı phallus dikme çabasından başka birşey değildir, salt bu yüzdenRead More

Sayıklamalar-I

Eyfel’in tepesi. 320 metre. Kuş gibi kuş. Kalbimin içine içine dolan bir hava. Aklımda hep aynı soru, ben neredeyim? Paris’te. Paris’te ne işim var benim? Paris’te işim ne? Gülmek sana çok yakışıyor. Eyvallah. Garipseme “eyvallah” deyince, her şey ikimizi dünyanın birer ucuna bırakanRead More

Düş-sesler/1

“Şu iki kitapçığın arkalı önlü fotokopisini rica edebilir miyim?” Tabi. Neydi o arkeoloji çevirisi dersinin defterine yazıdığım şiir? Ha Sezai ha ping-pong masası. Evet. Tak tak ta-tak tak. Ha ben ha fotokopi makinası. Kısa dönem planlarım arasında, arkalı önlü fotokopi çekmeyi becerebilmek var.Read More

Bana Biraz Zaman

Bana biraz zaman, Başlayamam unutmadan. Yine yalnızlığa sığınırım Süzülür, dökülür, durulurum. Bana biraz zaman, Belki iyileşirim bile; kimse anlamadan, Güneş batmadan, geceye kalmadan. Bana biraz zaman, Neden bu haldesiniz diye sormadan, Düşünün bir kez, Hangi kopma, tamamlanır hiç acıtmadan? Bana biraz zaman, Normalleşemem,Read More

HERR MANNELIG ne yaptın sen

Efendim, öncelikle linki verilmiş olan şarkıyı çok severim çünkü şarkı daha doğrusu halk türküsü alt zemin olarak çok yoğun ve sosyo-tarihsel olarak bize birçok veri sağlamaktadır. Dahası halk türküsünde troll kadının Hristiyan bakış açısıyla anlatılmış hikayesi bana çok acıklı gelir. Doğru düzgün birRead More

KARARSIZCA

Uzunca bir süredir düşünüyorum şu anda içerisinde bulunduğumuz uyuşamama halinin sebebi ne ola ki diye. Peşinen söyleyeyim yazacaklarım belki yalnızca beni sadece beni bağlar. Çok uzun zaman önce yaşadığım ruhsal krizler sonucu bu sorgulama sürecine itilmiş buldum kendimi. Sanırım hemen hemen herkesin başındanRead More

YERELDEN

Eski evimizin hemen karşısındaki kıraathanede abilerimiz, amcalarımız okey oynar, batak atar, karbonatlı çay içerek zaman geçirirlerdi. Yazın en sıcak günleriydi, ayrıca kurak geçmiş bir bahar mevsimi dolayısıyla sık sık su kesintileri yaşanıyordu Sivas’ta. Yine böyle bir gün, karşımızdaki kıraathaneyle evimizi bölen tozlu yolunRead More

Dilenciler Şerefsiz Midir?

Bu yazıdaki hedef kitlem büyükşehirlerdeki insancıklar. Konumuz da dilenciler. Hiç ummadığınız bir yerde karşınıza çıkan insanlardan bahsediyorum. Okula giderken akbil bastığınız yerin hemen gerisinde, liseden arkadaşlarınızla senede bir toplandığınız gün kafenin çıkışında, yürüdüğünüz yol kenarında… Her yerde. Zaten görünce tanıyacaksınız. Kucağında bebeğiyle elRead More

Baûda’nın Vızıltısı

   ” Benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız.” demişti Hz. Peygamber.     Biz yalnızca işitmiş ve itaat etmiştik. “Sadaka Resulullah!” demiştik hep bir ağızdan. Allah’ın elçisi şüphesiz doğruyu söylemişti. Halbuki bu bir çağrıydı. Belki de tam anlaşılamamıştı, hiçbir zaman.  Davetti bilgiye. İnsanRead More

Kız

bir şey anlatmasan da olur, sadece sar biraz titriyorum uzak denizlerde yok hiç merhamet demir soludum çaresiz şımarık bir genç kız aymazlığı seninki bir saat sonra da olur musun burada belki yakamoz çıkar şansımıza, bulut ah gündüzün kabusu gecenin katili beyaz hançerlerini uzakRead More

Şeyin Üç Beşi

Adına bakmaya üşendiğim… Bir kitapta ne olduğunu öğrenmenin, anlamaktan çok anlatmaya yaracağı için, bende garip bir his hasıl oluyor. Belki bu bencilliğin, belki de içindeki bir parça mahremiyetin bana vereceği lezzeti elimden alıyor.Uykularımı kaçırıp kaçırıp beni bir köşeye atacağını düşündüğüm his. Kökü neredeydi?Read More

Kızıl

ben geceyi sessizse severim titreşen insancıklar olmasın sokaklarında tek tek sayayım ökçelerden arta kalanları her köşe başını ben tutayım sonra kızıl ejder ateş saçar sanki yakmak istiyor hepsini evlerinde durmayan insanlar asi, çıplak, şeytani ve kızıl Caerdydd  (Cardiff ), 2014

Kuzey

kuzeyin yalnız ve ahlaksız rüzgarları umutsuzluktan nefes alan her canlının yüzünde zafer turları atarken sabah fersiz ama vaktinde doğan afitabın merhamet dileyen ruhlara yüz çeviren şuaları sokakları arşınlayıp taş köprünün yaslı ve yorgun mahmuzlarından ta nehre döküldüğünde aziz giles’in gazel okuyan nidaları birRead More