Toplu Taşıma Öyküleri 5 – İstanbul Anneleri

“Yanlışlıkla” evden erken çıktım her zamankinin aksine. Değerlendireyim dedim. Akbilimi basıp orta tarafta, üç-beş yolcunun cam kenarında oturduğu yere yöneldim. Otobüslerde kitap okumayı sevdiğim için çantamdan kitabımı çıkarıp okumaya başladım. Bir elim üst taraftaki demirden tutuyor, diğer elim de kitap kapanmasın diye okuduğum sayfada nöbet tutuyordu. Ben kitap okurken, ister istemez gözüm cam kenarında, sırtınıRead More

Toplu Taşıma Öyküleri 3 – İstanbul’da Bir Yolcu

Ara sınavlar başlamış, başımı kaşıyacak vaktim yoktu. Okulun yakınındaki arkadaşlarda kalıp ders çalışmamış, evden okula git-gel yapıyordum. Hava evvelki güne nazaran daha sıcak, hatta sonbahar ayına göre bu konuda haddinden fazla cömertti. Gerçi güz, bunun acısını ne zaman çıkartacaktı bilmem, ama iyiydi böyle. Durakta otobüs bekliyordum. Kırmızı, körüklü olan emektarlardan birisi geldi yanaştı. “Tıss” dedi bir yılanRead More

Toplu Taşıma Öyküleri – Burası İstanbul

O sabah yine geç kaldığım için kitapları alelacele çantaya tıkıştırıp, kahvaltı bile yapmadan evden fırladım. Sınava geç kalacaktım yoksa. Hava inanılmaz derecede soğuktu. Yüzüme vuran sert rüzgar “Uyan yavrum!” dedi bana, “vaktidir.” İstanbul’un havasına güven olmaz derler ya, doğruydu, kani olmuştum buna. İki gün önce güllük gülistanlık olan hava bugün çark etmişti işte. NeRead More