Kayıp

  Ne zor şey konuşmak insana dair… Sanmaktan değil, gerçekten konuşmaktan bahsediyorum. Bilmiyorum duygularımı belli edebilen biri miyim. Elbette bu da muhataplarına sorulmalı. Kim bilir kaç seni seviyorum, yeterince taşıyamaz diye duygularımı, kalbimde kaldı? Öldükten sonra dirilmeye iman etmişim. Kaybettiklerim için bende zeminRead More

Eski-II

Günlerimi düştüğü yerden kaldırmaya korkar oldum Dostum. Her dokunuşumda kum doluyor avuçlarıma. Sonra her kafadan binbir ses yükseliyor. Bu betondan şehrin manasızlığına düzdüğüm hicivlerin hiçbiri ayrılığın acısını azaltmıyor. Gökdelenlere, AVM’lere çirkef attığımla kalıyorum anlayacağın. Ama başka türlü de katlanılmıyor uzaklığın ıstırabına. Düşlerde görmekleRead More

İnsan olmak…

Ayrılıkla bölünen zamanın, korunmayı dilenen yanında, sığınacak hiçbir şey bırakmadın. Benim bir bana kaldığım boşlukta, gönlümün kayda değer bulduğu tek teselli, İnsanın varlığı ve yokluğu, başka bir insana bağlı olamazdı…

Sayıklamalar-I

Eyfel’in tepesi. 320 metre. Kuş gibi kuş. Kalbimin içine içine dolan bir hava. Aklımda hep aynı soru, ben neredeyim? Paris’te. Paris’te ne işim var benim? Paris’te işim ne? Gülmek sana çok yakışıyor. Eyvallah. Garipseme “eyvallah” deyince, her şey ikimizi dünyanın birer ucuna bırakanRead More