Kahve-rengi

“Kargonuz var!” diyen bir ses ofis telefonun ucunda. “Bana mı?” diye sormalar sonra. Uyudun mu, geldin mi gibilerinden saçma sapan bir soru işte. Vazgeçilmez de tabi. Bana kimse bir şey göndermez arkadaş. Bir başkasının paketini alırım her zaman girişteki güvenlikten. OrkidelerRead More

zamaniçre

“Ben yola aşığım, çünkü üzerinde tanıştık.” Bi’ kahve daha. Double espresso olsun lütfen. İlk yudumun huzuru. Birkaç satıra sığınmış okunaksız harfler: beynim bir şehrin geridönüştürülemez çöplüğü. Gittikçe yükselen sesler. Mırıldaşan çiftler, ders çalışan saçıbaşıdağınık öğrenciler, gözlüklüvemesafeli memurlar. Arkadaşlar, biraz sessiz olabilirRead More