Eski-III

Bu aralar, ihtiyaç duyduğum şey, sıcak süt. Bir de bal almışlar geçen gün eve, bana iki sene öncesini hatırlatıyor: her gece uyumadan önce içilen, çam ballı süt. Sıcak sütün dostluğu bir ayrı; bir kere bembeyaz. Lekesiz. Yalansız. Ne ise o. Sonra, sıcak. İnsanlarRead More

Eski

Her şeyden önce, dosta gelmiş geçmiş zamanlar dolusu selam ile.. Bir mektup daha yazmak geçti aklımdan bir vakit evvel, “yazacağım zamanı geldiğinde” dedikten bir müddet sonra. Sonra, ben severim ama,sen geldin aklıma, yükün daha çok artmasın dedim, belki başı eğlencedir amma, sonu burukluk,Read More

Ey Sareban!

” Bu son çağrıdır: Toplayın pılınızıpırtınızı. Kapıdışarı. Nasıl mı: Korkum yok kaybetmekten yana, gözüm kara, kalbim kara, günden güne büyüyen süveyda, ben de süt annesi. Geldi geçti gitti, bu kadar kolay. ….. Hatır’alar bir güzel mide bulandırıyor, aklım boz bir dere, köyün tümRead More

Bastiani’ye Çağrı

Yıkıl üstüme Bastiani. Gevşedi etim, yumuşadı kemiklerim – al işte hepsi senin- çıtır çıtır ez cesedimi. Hayalet prangalardan, bu uyduruk kürek mahkumiyetinden kalbim kurudu, bırak, üzerime üzerime gelsin duvarların. Sal askerlerini üzerime. Teslim ol! Şakır şakır, pırıl pırıl kılıçlar. Doru, ipektüylü atlar. Ha gayretRead More

Mektup-I

Günaydınlığım, Kilo vermene gerek yok, dedi dün doktor bana. –Bu kadar ilaç içmesen? Olur tabi- Ama spor yap. Benim spordan anladığım, koşmak. Yorgun düşene kadar. O vakit de kalbim ağrıyor. Diyemedim bir türlü. Yine geldi mesele içtiğim ilaçlara. Yüzün, dedi, elinde mercekle. Yüzüm?Read More