Münferit Vakalar Tefrikası 1

“Toy çağımda bir öğüt vermişti babam, hala küpedir kulağıma. ‘Ne zaman’ demişti, ‘birini tenkide davranacak olsan, hatırdan çıkarma, herkes senin imkanlarında gelmemiştir dünyaya!’”. İnsanın bu tip baba öğütlerini anlaması ancak bazı olaylarla karşılaştıktan sonra oluyor. Tecrübe etmek sözün idrak edilmesinin ön-şartıydı belli ki.Read More

MV Ortak Yazı

MV olarak bu ay, Fitzgerald’ın ünlü eseri Muhteşem Gatsby’nin giriş paragrafından başlayarak 13 yazarın devam ettireceği -orijinalinden tamamen farklı- bir metin kaleme alacağız. Metin aşağıda. Yazarlarımız, bundan yola ortak metni kendi kalemlerine göre evirecekler. “Toy çağımda bir öğüt vermişti babam, hala küpedir kulağıma.Read More

A’raf yahut Koridor

  “O zamanlar büyük kentlerin varoşlarında Hayatın dengesini tartan öğrenciler vardı Taşralı yüreklerinin tedirgin terazileriyle” Okumak. Öğrendikçe ne kadar çok bilmediğini fark edip daha çok okumak. Tekrar aynı fark ediş ve tekrar bir yığın kitap. Alim Allah, ilk emir olarak “Oku!” deyip insanıRead More

Ta-tak

Kocaman bir fincan, zift tadında bir kahve ile, sırtımı o en sevdiğim kafedeki rahat koltuklara dayamış bir halde iken, diyorum ki o son kurşunu atarken acele etmeyecektim. Son kertesindeydim istifranın,  hadi gayret. Yok hayır, hiçbir şey olmadı. Üzülmedim benim neden yok kanatlarım diye.Read More

ABDULHELÂK 7: BUMERANG

  Aynanın karşısında durmuş kaybolan sesimi arıyordum. Bakıyordum. Bakmak, iniltisi olmuştu gözlerimin, ama ben yine de arıyordum sesimi. Uçup gitmişti sanki ağzımın karanlık kuşu. Yazgımın tel’in kurşunu sıkılmıştı sanki dönülmez boşluklara. Beyaz bir kelebeği yutmuştu sanki dünya. Yoktu ağzımda, dilimde, bedenimde, tinimde, Tanrı’yaRead More

ABDULHELÂK 6: MASATTAKİ HIÇKIRIK

Sokaklara çıktım, sokaklar boğuldu. Sokaklara çıktım, sokaklar bende boğuldu. Kendime çıktım, insanlar boğuldu. İnsanlar boğgundu. İnsanları insanların üzerinden çekip güneşi aradım, göğü aradım, göğe çıktım, göğler boğuldu. Güneşi araladım, yağmur boğuldu. Yağmuru araladım parmaklarımın ucuyla uzak bahçelerin hiç duyulmadık şarkılarını aradım. Yağmur boğuldu.Read More

Bu Yağmurlar

Dışarıda yağmur yağıyordu, hem de çok. Kaçırılmayacak bir fırsattı bu. Üstüne üstlük bir de hafta sonuydu; tüm angaryalardan azade, kendimle baş başa. Buğulu penceremden dışarı bakıp romantik hülyalara dalmak istedim, ama olmadı. Üzüldüm, hem de pek. Nedendi, sorun neredeydi? Bunu da anlayamadım. OysaRead More

İlhami Periler

Rüyalar… Birbiri ardına sayfalar… Kelimeler sanki sağanak ya da doluya tutulmak… Allah’ım, kalemime dayanma gücü ver ki insanlık bu ulviyetten mahrum kalmasın. Onlar cahil mi cahiller, sanattan, meşkten, edebiyattan ve hayattan anlamazlar. İzin ver gösteriyim onlara kelimenin ardındaki sırrı. Neyin etkisiyle bilinmez, buRead More

Uğursuzlar Sokağı (1)

Saat ondörtyirmibir. Dışarı hiç çıkmayan adam, başka işi yokmuşgibi bu sıcakta,  yine balkonda dikiliyor (balkona çıkınca teknik olarak dışarı çıkmış sayılsa da dışarıdan kastım bildiğiniz sokak  -ki zira balkon büyük bir mühendislik başarısı olarak binadan ikibuçuk metre dışarı sarkmıştı, adeta referanduma gidip bağımsızlığınıRead More

Hastane Notları

“Fenalaşan hasta nerede?” Kimmiş fenalaşan yahu demeye kalmadan kırmızı deri kanverme koltuğuna başım tekrar düşüyor. Biraz dinlenin. Kusacağım hemşire hanım, tutmayın beni. –son nefesinde bile insanlara siz demekten vazgeçmeyecek olan bir hal bekçisi olarak ben- Tam sırası, içimde günden güne yumaklaşan bu derdiRead More