binüçyüzdokuz

Otobüste sallana sallana gidiyorum: Alnım camla halvette. (Bir çığlık: Karışmayın içimize!) Alnımın ateşini alıyor soğuksaydam. Aklım varsa bir fiske, onun da her zerresini dün geceki rüya kuşatıyor. Gerçeğin başka bir tekyumurtaikizi rüya. Nefesim kesiliyor. Bu evladımızın astım-bronşiti varmış. İnmiyor ciğerlerime nefes.Read More

Hastane Notları

“Fenalaşan hasta nerede?” Kimmiş fenalaşan yahu demeye kalmadan kırmızı deri kanverme koltuğuna başım tekrar düşüyor. Biraz dinlenin. Kusacağım hemşire hanım, tutmayın beni. –son nefesinde bile insanlara siz demekten vazgeçmeyecek olan bir hal bekçisi olarak ben- Tam sırası, içimde günden güne yumaklaşanRead More

Rüya

“Bu rüya uzun bir bekleyişin sonunda hayalini kurduğu galibiyete, zorluklarla mücadele ederek hak ettiği daha iyi bir hayata, uzun süren çabaların sonunda ulaştığı kazanca, sıkıntı sonrasında umduğu kazanca yorulmaktadır.” Balrengi gözleri. Fındık kahvesi. Eric’in “Bunun gibisini içmemişsinizdir.” dediği sıcak çikolata kahverengisi.Read More