Sayıklamalar-I

Eyfel’in tepesi. 320 metre. Kuş gibi kuş. Kalbimin içine içine dolan bir hava. Aklımda hep aynı soru, ben neredeyim? Paris’te. Paris’te ne işim var benim? Paris’te işim ne? Gülmek sana çok yakışıyor. Eyvallah. Garipseme “eyvallah” deyince, her şey ikimizi dünyanın birer ucuna bırakanRead More

perdeler ve saire

Perdeler var, çok kalın. Zarifoğlu demişti. Bizi duvarla kendi arasına sıkıştıran deri perdeler; nefesimiz kesen, sonra huzura doğru bir adım daha bahşeden. Perdeler. Koyu kırmızı. Perdelerin ardından yükselen sesler. Kalbi şerha şerha yaran, aklı zerrelere ayıran, bedeni ruhtan ayrı düşüren yakarışlar, gözyaşları, haykırışlar,Read More