Geyik Operası

… Akşam ezanına yaklaşık bir saat kalmıştı ve Adam ikinci ikindisini yaşıyordu içine düştüğü dipsiz kuyusunda. Çalışma masasına doğru yöneldi ve cam biblosunu her nereye koyduysa da penceresinden giren ışığı herhangi bir objeye bükemedi. Birçok kez denedi ışığa hükmetmeyi fakat nafile. Pes etti sonunda, yoruldu. Zihnini dinlendirmesi gerekiyordu Adam’ın. Çello sesi her zaman sakinleştirmiştiRead More

Buğu

Dört küsür saatlik yolculuğun ardından, durmadan, şehre bir yerinden başlamak hevesi ile Schönbrunn. Parklar, bahçeler, muntazam budanmış ağaçlar, limonluklar – ki asla bir Marmaris olamayacaklar-, Gloriette sonra, listede doğru düzgün ne olduğu anlaşılan tek şey olduğu için lazanya, ne söylediği tam olarak anlaşılmayan bir garson. Daha bahşiş vermeyi bile beceremiyorum. Aklımda aynı cümle, dostunRead More

Yol Hüznü

Hayatını yaşamak da neyin nesidir? İnsan ne kadar uyanık kalabilirdir? En güzeli ağır ağır bastıran uykudur. -Uyut beni.- Bir tek uykuda ruhsuzlaşıyor acılar. Kapanıversin gözlerim hemen, hatırlamadığım bebekliğimdeki gibi. Günler geçsin,“Hasta olacaksın, uyan” çığlıklarıyla sars(s)ınlar kollarımı. Tanrım öldür beni, diye bir ses duyuluyor karanlığın, yarı-uykunun içinden. Tanrı, duymazdan geliyor olabilir. Gerisi, yolun sonunda birRead More