MÜNFERİT VAKALAR TEFRİKASI 4

Gece-gündüz, yaz-kış ya da ölüm-kalım demeden sürekli gezmeyi severdim çünkü. Beni bu hale getiren şey senin başkası veya başkaları olmaya çalışmanın yanı sıra hangi hâl üzere olacağını sürekli bulunduğun mekana göre ayarlamaya çalışman. Bukalemun musun mübarek? Ne saçmaladı iki dakikada değil mi? Senaryo yazacağım diye izlediği bütün film  sahnelerinden kısım kısım kotardıklarıyla “daha önce hiçRead More

Münferit Vakalar Tefrikası 2

Sanki tüm hayatımı, boş çabalarımı, gereksiz uğraşlarımı küçümsermişçesine. Babamın ben toyluk yaptığımda dediği gibi: hıhh. “Akıl okumak, kitap okumaya benzemez.” dedi, yüzünü yine denize döndü. Sonra aklına büyük bir fikir gelmişçesine: “Bir sigara verirsen öğretirim.” dedi. “İçmiyorum ki,” dedim “ama biraz beklerseniz getiririm.” “Olur.” dedi. Koşarak sahil kenarındaki büfeye gittim. Bir paket kaliteli sigaraRead More

Münferit Vakalar Tefrikası 1

“Toy çağımda bir öğüt vermişti babam, hala küpedir kulağıma. ‘Ne zaman’ demişti, ‘birini tenkide davranacak olsan, hatırdan çıkarma, herkes senin imkanlarında gelmemiştir dünyaya!’”. İnsanın bu tip baba öğütlerini anlaması ancak bazı olaylarla karşılaştıktan sonra oluyor. Tecrübe etmek sözün idrak edilmesinin ön-şartıydı belli ki. O zaman söze ne gerek vardı gerçi? Neyse. Şubat zemherisinde dahîRead More