Kahve-rengi

“Kargonuz var!” diyen bir ses ofis telefonun ucunda. “Bana mı?” diye sormalar sonra. Uyudun mu, geldin mi gibilerinden saçma sapan bir soru işte. Vazgeçilmez de tabi. Bana kimse bir şey göndermez arkadaş. Bir başkasının paketini alırım her zaman girişteki güvenlikten. Orkideler gelir, kutuRead More

Ey Sareban!

” Bu son çağrıdır: Toplayın pılınızıpırtınızı. Kapıdışarı. Nasıl mı: Korkum yok kaybetmekten yana, gözüm kara, kalbim kara, günden güne büyüyen süveyda, ben de süt annesi. Geldi geçti gitti, bu kadar kolay. ….. Hatır’alar bir güzel mide bulandırıyor, aklım boz bir dere, köyün tümRead More

Yol/cu/luk

Ölümü düşünen delikanlı. Sadece düşünmekle yetinen, en basit ne varsa hepsini eline yüzüne bulaştıran. Bu dünya ve öteki diye ayıran, ayirdiginda bile işin içinden çıkamayan yakışıklı genç. Denizin buharına karışan sigara dumanı. Sırtını otogarın yeşil direklerine dayanmış. Gözleri kapanıyor, hafiften. Beyin uyuşturan ilaçlar.Read More