KAÇMACALAR

Akşam olmadan da batan güneşler vardır. Ne yazık ki parlayan bir gökyüzü beklemez sizi o karanlıkta, ya da yolunuzu aydınlık kılacak nurani bir ışık. Bazen tam olarak nerede hata yaptığınızı bilirsiniz; ancak sırf kendinizle yüzleşmenin kahredici gerçekliğine tahammül edemezsiniz. Öylece bir köşeye çekilmek istersiniz. Ne çare. Kaçış yok bu yüzleşmeden.
İnsanın başına gelenler kendi elindendir ilahi düsturunu yakinen idrak etmişsinizdir artık. Binlerce soru sizi deli eder. Duvarlar üstünüze üstünüze gelir. Pencereleri sonuna kadar açarsınız da, yine nefessiz kalmaktan alamazsınız kendinizi. Istırabınızı nihayete erdirecek birkaç çare düşünürsünüz, fakat ya cesaret edemezsiniz ya da işleri daha da içinden çıkılmaz bir hale sokmuş olmaktan korkarsınız işte. Bir düşünceden diğerine azgın bir okyanusun ortasında yolunu kaybetmiş çaresiz bir gemi gibi sığınacak bir liman arasınız. O limanları çoktan yakmışsınızdır oysa…
Batılıların tabirini kullanacak olursak bizim de lanetimiz bu galiba: Düşün, Düşün… Aslına bakarsanız düşünmemek en iyisi böylesi şeyleri. Uzun zaman önce karar vermiştim bazı şeyleri kafamdan söküp atmaya. Daha fazla düşünmece olmamalıydı hayatta. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın es geçtiği yolu tuttum evvela. Her gün yeni bir hayal dünyasına yolculuk etmekti en iyisi. Kendi kurduğum bu dünyada, isteğimin dışında bir hayata izin vermezdim ne de olsa. Öyle de oldu bir müddet. Sonra yaratılmış bu insan daha fazla kuramadı kafasında. Çaresizdi, ve daha acısı bunu kendisi de biliyordu.
O halde başka insanların hayallerinde yaşamak gerekti. Bilseniz binlerce hayat tükettim romanlarda. Ne kafalar var diyordum, nasıl da kurmuşlardı bu dünyaları. Edebi alemlerde bir yere kadar çare oldu derdime. Esaslı romanların gölgesinden çıkamayan binlerce çerçöp içinde kayboldum, yoruldum. Güzeldi aslında. Neden sonra geldim kendime; yine kapımı çalıyordu amansız sorular ve benim kaçmam gerekiyordu acilen. Ne yazık ki sığınacak bir köşe de kalmamıştı artık. Ve ben çıplak ve çaresiz. Kalakalmıştım öylece gerçek bir dünya ve gerçekimsi insanlar karşısında.

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.